Site Rengi

DOLAR 5,9125
EURO 6,5206
ALTIN 283,8
BIST 93.981
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Sisli

Vücudumuzun Doğru ve Sağlıklı Pozisyonu

Vücudumuzun Doğru ve Sağlıklı Pozisyonu
22.04.2019
121
A+
A-

Duruş nasıl olmalıdır?

Vücudumuzun duruş şekli, sağlığımızla, yakından ilgilidir. Ayrıca iyi ve doğru solunum da bunun bir bölümünü oluşturur. Yine eklemlerimizin sağlıklı ve hareket etme yeteneğini koruması da önem taşır.

Bunların hepsine, çocuğumuz daha emekleme çağı öncesindeyken yattığı yerden başını kaldırabildiği zamandan başlayabiliriz. Emekleme, yavaş yavaş yürümeye başlama döneminde de, ona doğru ve düzgün durmasını öğretmeliyiz. Çocuğumuza böylece daha çok küçükken sağladığımız sağlıklı vücut pozisyonunu, yaşam boyunca korumasını da öğretmemiz gerekir. Yetişkinlerimizin de her zaman şu önlemleri akıllarında tutmaları ve uygulamalarında yarar vardır: —Eksersiz ve sportif hareketler. Mümkünse harekete küçükten başlamalı, akılcı (makul) ölçüler dahilinde artırmalıdır. —Sportif hareketler ve eksersiz yaparken soluk alış verişimizi derinleştirmeli, nabız atışımızı artırmalıyız. —Üçüncü ve en önemli özellik kilomuzdur. Vücut ağırlığımızı her zaman, boyumuza uygun görülen normal kilonun yüzde 10 altında tutmaya çalışalım. Hareketi sporu zevk alışkanlığı haline dönüştürmemiz gerekir. Yüzme-yürüyüş-mümkünse hafif koşular-bisiklet ve kapalı salon hareketleri… Ayrıca ağırlık kaldırma (halter), göğüs açısı aygıtlarından yararlanmamız da mümkündür. Evlerde kullanılan çarklı, bisiklet, kürek çekme aygıtlarından da yararlanmamız mümkündür.

Sağlıklı pozisyon (Duruş)

Yürümek, ayakta durmak, alışıp hiç düşünmeden yaptığımız hareketlerdir. Bu arada vücudumuz, ağırlığını kaslarımıza yüklediği zaman, buna gösterdiğimiz tepkinin-çoğumuz- farkına varmayız. Bunun bazı olanaksız örneklerini orta yaşlı kişilerde görmek mümkündür: Başları öne düşük, gözler ayakucunda, dengesiz durumu karşılamaya çalışan omuzlar içe yuvarlanmış, karın aşağı doğru kayıp yayılmış göğüs kafesi bununla bağımlı şekilde içe ve aşağıya çökmüş. Sırt kambur, basen (kalçalar) hantal, ayaklar içeriye çarpık. Yukarıda tarif edilen tembel, çöküntülü duruş kaslarımızı zorlar, hareket yeteneğimizi kısıtlar, boynumuzda, sırtımızda ağrılara yol açar, kalça kol ve bacaklarımızda rahatsızlığa yol acar.

Tüm bu hataların giderilmesi için özel bir dikkat, özen gereklidir. Durumunuzu düzeltebilmek için neler yapacağınızı düşününüz. Bunun üstüne eğildikçe hem daha uyanık hem daha zinde bir görünüşe sahip olacaksınız.

Dik ve doğru oturmak

İşe önce ayaklardan başlamak lazım. Ayaklarımıza vereceğimiz düzgün şekil, vücut çatısına, dikine duruş açısından gereken rahat desteğe yardımcı olacak şekilde olmalıdır. Dizleri hafifçe döndürün. Karnınızın alt kısmıyla kalçaları biraz içeri doğru ve yukarıya çekin. Başınızı dik ve ağırlığın aksi yönde, geriye doğru itin. Çenenizi içeriye geriye doğru çekin. Bu aktif ve uyanık duruşu gün boyunca sürdürmek için her gün biraz vakit ayırmalı, vücut şeklinizi düşünüp kendimize nasıl çeki düzen vereceğimizi iyi planlamalıyız. Bu duruşa dik ve düzgün durmak diyoruz.

Doğru (Etkili), soluk almak

Önemsemezsek, çoğumuz tembel soluk alıp verme ve bunun sonucunda nefes yetersizliği denen hale düşeriz. Burun kanallarında nezlemsi rahatsızlıklar başlar, nefes borumuzda balgam birikir. Nefes alıp verirken ekseri göğüs kafesimizin üçte birlik boyutlarından yararlanırız. Göğsümüzün geride kalan gücünü (kapasitesini) kullanmamız lazımdır. Bunun için düzenli eksersizler(hareketler)yapmalı özellikle derin nefes alıp verme hareketlerine önem vermeliyiz. Elverişli durumlarda her sabah pencerenizi açıp göğsünüzü dışarı vermek, böylece nefes almak tavsiye edilir. Belki komşunuzun tuhafına gidebilecek böyle bir durum, aslında sizin doğru ve tam nefes alıp vermeniz açısından önemli olan harekete yardımcı olacaktır. Derin nefes alınır, alınan bu nefes göğsümüzün derinliklerine inerken göğüs kafesimiz dışa, karın zarımız (diyafram) aşağıya doğru itilir. Bu tam soluk alma hareketinin önemini iyice kavramak önemlidir. Nefesi doğru ve derin şekilde alıp vermek, akciğerlerimizin işlevine yardımcı olmaktadır.

Karın ve kalça adaleleri (Havsala)

Doğru ve dik durmak, biraz da güçlü karın kasları ister. Eğri duran belkemiğinin (öne eğik) şeklinin düzeltilmesi, karın boşluğunun yukarı doğru çekilmesi, içeriklerinin desteklenmesi, karın kaslarımızın desteğiyle gerçekleşir

Havsala kasları leğen ve sakram denen kemiklerin içeriğini düzgün pozisyonda tutarken mesane ve (hanımlarda) rahimle, rektal (göden bağırsağının) işlevlerine destek olur. Bu kasların hareket ettirilip çalıştırılması yolunda yapılan eksersizler bu açıdan önem taşımaktadır. Bu çok önemli hareketler günde birkaç kez yinelenmelidir. Bundan başka, karın kaslarını güçlendirmek için, oturmuş durumda ayaklarınızı uzatıp ayakuçlarınızı alçak bir iskemlenin altına getiriniz. Bu durumda yatarken vücudunuzu oturma durumuna getirin. Bu hareketi sonra yavaşça vücudu geriye doğru bırakıp yeniden yatma durumuna getirerek yapın. Vücudu oturma veya yatma pozisyonuna getirirken el veya dirseklerden yardım desteği almayın. Hareket sırasında eller ve dirsekler yere temas etmemelidir. Ya karın ya göğüs üzerine yerleştirilirler.

Eklemlerin hareket yeteneği (Oynaklığı)

Eklemlerimizin her birisinin serbestçe hareket edebilmesi iyi bir sağlığa sahip olmanın temel koşullarındandır. Bunun için eklemlerimizi tam olarak hareket ettiren eksersizlere önem vermemiz gerekir. Her sabah ilk tercihiniz eklem hareketleri olsun. Uykuda gevşeyen ve vücut ağırlığı ve çekim nedeniyle doğru bir basınç altında kalan kaslarımızın ve eklemlerimizin rahatlatılması açısından bu hareket çok yararlı olacaktır. Günlük durumda eklemlerimiz taşıdıkları ağırlık altında normal yerlerine tam olarak yerleşirler.

Omurga hareketleri

Omurga veya belkemiğimizin esnetilmesi uzatılması yolunda bir örnek gerekirse hayvanların uykudan uyanınca yaptığı hareketleri ele alabiliriz. Önce dört ayak olmak lazımdır. El ve dizlerimizin üzerinde dururken sırtımızı mümkün olduğu kadar yukarı doğru kamburlaştırır gibi çıkarıp sonra belimizi çukurlaştırarak aşağı eğeriz. Bu hareketi yeterince yaptıktan sonra üst omurganın döndürülmesi hareketine geçilir. Omurganın üst kısmının döndürülmesi için, yine dört ayak pozisyonunda bir el (mesela sol el) yere düz basar (sol kolun mafsalı düz durur). Sonra baş ve sağ omuz sola çevrilir. (Sol el ve kol düz vaziyette kalırken) sağ el göğüs üzerinden sola doğru hareket ettirilir. Sağ el mümkün olduğu kadar dik duran sol elin ötesine uzatılır yere değdirilir. Sonra sağ el ve dirsek düz tutulur hareket bu kez sol el ve sol kolla aksi yönde yinelenir. Belkemiğinin yan hareketleri ise şöyle yapılır: Vücut dört ayak pozisyonunda dururken eller ve dizler yerinden ayrılmadan kalçalar bir yandan öbür yana hareket ettirilir

Boynumuz

Boynumuzun omurga eklemlerini en iyi şekilde hareket ettirmek mümkündür: Çenemizi dümdüz geriye doğru iteriz, çenemiz bu durumda düz dururken başımızın arka kısmını mümkün olduğu kadar yukarı kaldırırız. Daha sonra çenemizin ucunu ne yukarı ne de aşağı oynatmadan düz £>ir plan üzerinde 8 (sekiz) sayısını çiziyormuş gibi hareket ettiririz. Bu sırada bazı gıcırtılı sesler duymamız mümkündür. Bu sesi boynumuzun alt omurgaları çıkartmaktadır.

Omuzlar

Omuz eklemlerimizi tam olarak hareket ettirebilmek için sağ elimizi sol omuzumuza değecek şekilde, boynumuza değerek arka taraftan uzatırız. Kolumuzun birini kaldırır düz olarak öne arkaya esnetiriz. Sonra ötekini kaldırırız. Bir de sol elimizin tersini sırtımızın arkasından sağ kürek kemiğimize, yine sağ elimizin tersine sol kürek kemiğimize değecek şekilde hareket ettiririz. Omuz eklemine iç hareket sağlayan bu eksersizler yaşlılık ve kemik şeklinde oluşan değişikliklere göre kısıtlı kalır.

Kalça eklemleri

Kalça hareketlerini yapmak için en iyi olanak sabah uykudan uyandığımız zamandır. Yorgan veya battaniyeyi kaldırır ayaklarımızı serbest bırakırız. Bacaklarımızın her birini dik ve gergin şekilde mümkün olduğu kadar kaldırırız. Sonra biraz böyle durduktan sonra bacağı yavaş yavaş indiririz. Bu hareketleri bir süre kendimizi zorlamadan yaptıktan sonra her iki bacağımızı birlikte kaldırırız ve yine yavaş yavaş ikisini birden indiririz. Bu harekete kolaylık sağlamak için her iki eli karnımızın yanından uçları göbeğe uzanacak şekilde destek olarak kullanmak mümkündür. Sonra bir bacak düzgün yere uzatılırken, öbür ayağın topuğu yanlamasına bunun dizi üzerine konur. Örneğin sol topuk sağ dize konmuşsa, sol diz, vücut yerinden oynatılmadan mümkün olduğu kadar uzağa doğru esnetilir ve aşağıya doğru bastırılır. Bu hareket diz mafsallarını açar ve ayakta dururken dizlerinizi vücut ağırlığınızı kalçalarınıza doğru bastırmadan çapraz ve ileri hareket ettirmekle eş değerdedir.

Diz eklemleri

Eklemlerimizin gücü ve düzeni, bunu çevreleyen hareket ettiren-bağlı-kasların bütününe ve dayanıklılığına bağlıdır. Hiçbir eklemde, böyle bir bağımlılık dizdeki kadar belirgin değildir. Diz eklemlerinin hareket yeteneğini sürdürmek ve daha da mükemmelleştirmek için aşağıdaki hareketleri yapabiliriz: Yüksek çe bir masa veya benzeri yere oturulur. Ayaklar aşağıya sarkıtılır, ayaklar kalkarken topuktan dik açı oluşturacak ve tabanları yere bakacak şekilde düz durur. Sarkan bacakların böylece gevşemesi, diz mafsalı boşluklarının açılmasına yardım eder. Bundan sonra teker teker bacaklarımızı kaldırıp (resimde görüldüğü şekilde) yere paralel düz duruma getiririz. Ayaklar böylece yatay vaziyette tutulurken birden-beşe kadar sayarız. Süre bitince yavaş yavaş indiririz. Sonra diğer bacak kaldırılır. Yine birden beşe kadar sayarız. Süre bitince yavaş yavaş indiririz. Sonra diğer bacak kaldırılır. Yine birden beşe kadar yere paralel ve yatay tutulup yavaş yavaş indiririz. Bu sırada kalça kaslarınızda bir gerilim hissedilir. Bu hareketi3-5kez yineledikten sonra kaslarınızı daha da güçlendirmek istiyorsanız bir plastik boş kova alınız. İçine bir buçuk ile iki buçuk kilo kadar ağırlık koyunuz. Ayağınızı kovanın sapından geçirin. Sonra deminki gibi bacağınızı yere paralel duruma getiren hareketi yapınız!.

Ayaklar

Ayaklar vücudumuzda en hor kullandığımız organlarımızdandır. Belirli bir sorun olmadıkça ayaklarımızla nedense fazla ilgilenmeyiz. Sızlama-tahriş (yanma, kaşınma), iltihap, sık rastlanan ayak rahatsızlıklarındandır. Rahatsızlıklardan ve neler yapılmasından söz etmeden önce ayak yapısından biraz bahsetmekte yarar vardır. Ellerimiz ve bileklerimiz gibi ayaklarımız da birçok küçük kemikten, eklemlerden ve üst katlardan oluşmuştur. Bu sistemi küçük kas bağlantılarının yanı sıra, uzun tandonlar (sinirler) bir arada tutar. Tandonlar topuğumuzun üstünde incik kemiği ve baldır kaslarımızdan başlayıp ayağımıza uzanır. Dengeli gerilme, çekilme, gevşemesiyle, kaslar ayağımızın temel yapı bireylerini bir arada tutmakla görevlidir. Kaslar ayağın hareketini, oynaklığını ve gücünü sağlarlar. Ayağımızın ve ayak parmaklarımızın ağırlık basıncını emen esnek bir yay gibi hareketinden, yere basarken sert bir çubuk gibi dirençli olmasını da kaslar sağlar. Yürürken, koşarken, sıçrayıp atlarken, vücudun tüm hareketi bazen tek ayağın üstüne yüklenir. Küçük kaslar ayaklarımızın her zaman iyi durumda doğru basmamızı sağlarlar. Bu küçük kaslar, 2.5 santimetrekarelik bir alanda, 200 kiloyu aşkın ağırlık taşıyabilir. Zamanla-bu nedenle bu kasların aşırı zorlanma, gerilme, ağrıma belirtileri halinde arıza sinyalleri vermesini önemsememezlik etmemeliyiz. Bazı irsi (kalıtım) özelliklerinin kemik yapısında oluşturduğu değişiklikler ayaklarda da yaygın bazı anormalliklerin ortaya çıkmasına neden olur. Ayak arızalan arasında sıkça rastlanan şeyler nasır, ayak yapısının üst kısmının fazla yüksek olması, küt (çekiç şeklinde) ayak parmakları, düztabanlık, ayağın iskarpin içinde rahatsızlıklarının başlıca türleridir. Ayak kaslarının sağlamlığı ve gücü bu tür rahatsızlıkları en alt düzeye indirmeyi başarır. Nasır ve ayağın diğer kısımlarında cildin kalınlaşıp sertleşmesi genellikle imalat hatasından oluşan dış etkenlerden kaynaklanıp ağrıya yol açar. Ayak parmağının birinci ekleminin sürekli aşağı doğru kıvrık durduğu (çekiç parmak) pozisyonlarında, ayakkabı sürekli olarak parmağın üstünü vurur. Ayak başparmağının yanları ile ayağın yuvarlak kısmında da nasıra benzer cilt kalınlaşması görülür. Derinin sert tabakaları üstünde yığılır, bazı yerlerde bir merkez noktadan başlayıp koni şekli alır. Sertleşir, yanındaki cilt bölümlerini gerginleştirir ve alt tabakaya baskı yapıp ağrı verir. Sıcak zamanlarda ayak parmakları arasındaki rütubetli çatlaklar tırnak yuvalarındaki kıvrımlar, ayak topuğu ile topuğun üst kısmında kalınlaşan deri bölgeleri, atlet ayağı denen (mantarlı) rahatsızlıklara yol açabilir. Mold denen ve mantar enfeksiyonundan oluşan bu kabarcıklar bilhassa ilkbalar ve sonbahar sonlarında ortaya çıkar. Mantarlar bu iklimde daha aktiftirler, kaşıntı ve daha çok ter ve iltihaba yol açarlar. Bilhassa gençlerde cildin bazı bölümlerinde virüsün yol açtığı rahatsızlıklara neden olurlar. Virüslerin yol açtığı nasırımsı kabarcıklar çıbana ve iltihaplanmaya kadar çeşitli rahatsızlıklara neden olur.

Ayaklarınıza iyi bakınız

Ayaklarımız için sürekli eksersizler önemlidir. Ayak parmaklarınızı dışa doğru açarak gerin, sonra aşağı doğru bükün ve ayağın üst kısmını yukarı doğru çekin. Böylece ana kısmın uzanma hareketini sağlarsınız. Sırasıyla yapılan parmak açma, kapama, ayağı kaldırıp indirme hareketi küçük kasların güçlenmesine yardımcı olur. Bu hareketi yerde uzanmış durumda iken yapmak daha da yarar sağlar. Ayağın tümünü ayrıca bir daire etrafında çeviriniz. Son olarak ayak tabanını birkaç kere sırasıyla içeri ve dışarı çeviriniz. Daha da önemlisi ayaklara her gün leğende banyo sağlamak veya yıkamak ve sonra iyice kurulayıp temiz tutmaktır. Her gün temiz ve sıcak çoraplar giymelisiniz. Naylon ve diğer (emici olmayan) maddelerden yapılan çoraplardan kaçının. Bu tür çoraplar ayağı kuru tutacak yerde sürekli rütubetli muhafaza eder, böylece de ayağın rahatsızlanmasını adeta teşvik eder. Eğer ayağınızda kabarcıklar ve mantar rahatsızlıkları eğilimi varsa, devamlı şekilde bir mantar ilacı kullanmanızda yarar vardır.

Ayakkabı

Ayakkabılar rahat olmalıdır. Deri ayakkabılar ayak parmaklarının hareketine elverişli olmalıdır. Ayakkabının üst kısmı ayağın üst kısmıyla parmakların hareket edebileceği genişlikte olması gerekir. Topuk yumuşak olmalı ayağa iyi oturup uyum sağlamalıdır. Tabanı her zaman esnek olmalıdır. Bot ve çizmeler bilhassa hanımlar için soğuk havalarda büyük bir avantaj oluşturmaktadır

Cilt

Ayağınızın cildini temiz ve kuru tutun. Ayağınızı yıkayıp kuruladıktan sonra mantar öldürücü toz ekmekte yarar vardır. Ayağınızda mantar varsa sürekli tedavi etmelisiniz. Nasırlar ve sert deri katları her hafta temizlenmelidir. Bazen yumuşak pamuklu tam ponlar kullanılması nasır gibi çıkıntıların baskısına karşı yarar sağlar.

Tırnaklar

Ayak tırnaklarını temiz tutmak ve muntazam kesmek gerekir. Ayak tırnaklarını biraz üstten kesiniz. Kalan kısımları törpü ile temizleyiniz. Tırnaklar böylece düzgün olmalı. Ayak tırnaklarının köşelerini kesmeyiniz. Çünkü aksi halde bu tırnak büyürken yan taraflara doğru gelişir ve cilde zarar verir. Ayrıca tırnağın içe kıvrılması da iltihaplanmaya yol açabilir.

Bu tür tırnak sorunları konusunda kropedist denen ayak bakım uzmanları büyük yardım sağlarlar. Yaşımız ilerledikçe bu tür ayak bakımlarına daha da özen göstermemiz gerekir. Ayaklarımızı ara sıra elimizle yoklamalı, yumuşak dokulara topuğa doğru masaj yapmalı, ayrıca hareketleri ihmal etmemeliyiz. Unutmayınız ayaklarınız bünyenizin önemli birer organıdır. Gut hastalığı hatta şeker hastalığı gibi rahatsızlıkları onlar haber verirler. Ayaklarınıza iyi bakınız.

Yürüyüş

Yazın çıplak ayakla olsun veya normal zamanlarda ayakkabıyla yürürken yere topuğunuzun önce orta kısmını basınız. Bundan sonra vücudunuzun ağırlığını ayağınızın dış kısımlarından küçük parmağınızın tabanına doğru nakledin. Bu sırada, diğer ayağımız yerden ayrılıp ileri geçme durumundadır. Bu sırada ağırlık eğri bir çizgi izleyerek ayağın başparmağının altına ve bu kısımdaki başparmak çıkıntısına nakledilir. Tüm ayak parmakları sağlam şekilde yerle temas edip tabanı tutar. Böylece aşağı baskı oluşturur, tabanı (yeri) iter ve vücut ağırlığı öbür ayağın topuğunun ortasına binene dek ileri doğru düzenli bir hareketle vücudu kaldırmış olur. Ayağın bu hareketini şimdi daha ayrıntılı olarak düşünün sonra yaylanma hareketini yürüyüşünüz sırasında daha düzenli şeklide uygulayın. Bu hareketleri ve eksersizleri yapınız. Kendinizi daha iyi hissedecek, daha iyi dinlenecek, güncel yaşamınız ve aşk yaşamınız da daha düzenli olacaktır. Bu hareketleri yapmayı bir görev olarak üstlenin. Bunu kendinize borçlusunuz.

Sırt ağrıları

Vücudumuzun normal pozisyonun nasıl olması gerektiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Bazı kaslarımıza sürekli gerilim içinde bulunmasına vücut ağırlığımızın bazı baskılarının neden olduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz. Böyle olunca niçin sırt ağrılarının yaygın olduğu yolunda önceden bilgi edinmiş bulunuyoruz. Kaslarımız belirli bir baskı altındayken belirli bir pozisyonda durur. Kaslarımızın ortak hareketleri teker teker yaptıkları hareketlerin toplam randımanından çok daha güçlü randıman verir. Aynı eklemin bir tarafında hareket ederken sıkışan kaslara karşılık-aynı eklemin öbür tarafındaki kasların gevşemesi bir tür denge sağlar. Bu birbirlerine-karşı kas gruplarının birbirleriyle bağımlı hareketleri öyledir ki, bir eklemi tutup sabitleştirdikleri zaman vücudun düzgün ve güçlü hareketlerine olanak hazırlarlar. Hareketin simetrik (bakışımlı) akışımı gerçekten ilginçtir. Bazen bale dansı yaparcasına çekicidir, bazen ise örnek sporcuları göz önüne getirircesine hızlı, çevik aynı zamanda büyük bir güç gösterisi sergiler. Ani ve beklenmedik bir hareket olduğunda veya ani bir hareket umulmadık bir şekilde değişikliğe uğradığında, bir eklemin tendoları, kasları ve lifleri öyle gerilir ki bağlı bulundukları eklem yerinden çıkar. Bu da kaslarımızın gafil avlanması sonucunda neler yapabileceğinin kolay izlenebilen bir kanıtıdır. Böyle bir sakatlık bilindiği gibi hemen ağrılara neden olur. Bu arada çıkan eklemin çevresindeki diğer kaslar titreşip spazma haline girerler. Kasların buna benzer diğer halleri de sık rastlanan lumbago, siyatik, boyun tutulması, kulunç tutulması gibi hallerde görülür. Belkemiğinde disk kayması dediğimiz olay da, belkemiğindeki omurgalar arası eklemin bir kısmının yerinden çıkmasının bir başka örneğidir. Ekseri boyun altında ya da bel omurgalarında oluşur. Arka ağrılarının en yaygın nedenlerinden birisi budur. Arka ağrılarının çoğu yaşlılıkla artması mümkündür. Bünye de yaşla birlikte oluşan aşınmalar, iskeletin simetrik (bakışık) şekilde gelişmemiş olması diğer nedenlerdendir. Kasların aşırı gerilimi sürekli olursa ileri aşamada kasların zarar görmesine neden olur. Buna kas zayıflaması yıpranması derler. Kas zayıflığı eklemlerin de düzensizliğine yol açar ve kemiklerin uçlarını örten kıkırdakların zarar görmesine neden olur. Bu tür değişimlerin daha ileri aşamalarda ise osteoarterit rahatsızlığına kadar varır.

Sırt ağrısı-tedavisi ve önlemler

Sırt ağrısı insanı halsiz bırakır. Her yaştan her meslekten insanda ortaya çıktığı için kitleyi etkileyen bir rahatsızlıktır. Bu tür rahatsızlıkların dünyada -yılda- 300 milyon iş günü kaybına yol açtığı tahmin ediliyor. Yani bir milyon insanın üç gün çalışmasına eş değerde bir kayba yol açıyor. Mali açıdan ise sırt ağrısının yılda 400 milyar ile 500 milyar Türk lirası düzeyinde zarara neden olduğu hesaplanıyor. Her insanın iyi bir sağlığa sahip olması için önlem alması elbette arzulanan bir olay. Eklemlerimizi ağrısız hareket ettirebilmek de bu sağlığımızın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu kitapta sırt ağrılarının tedavisi ve önlemleri konusunda sade ilke ve işlemlere yer verilmektedir. (Müdahale gerektiren durumlar için ayrıca uzman doktora başvurmak gerekebilir). Sırtı sıcak tutmak, dinlenirken sırtımıza iyi bir destek sağlamak önemlidir. Sıkça sıcak banyo almak, uygun minderlerle ve yastıklarla takviyeli bir döşekte yatmak, en rahat durumu sağlamakla sırt ağrılarının büyük ölçüde giderilmesi başarılmış olur. Midesi elverişli kişilerde Aspirin ve bu tür ilaçlar yarar sağlar. Yukarıda anılan önlemlerin hepsi 48 saat (2 gün) sonra sonuç vermeye başlamış olmalıdır. Ağrı dinmeye başladığına ve kasların spazmı çözüldüğüne göre tüm eklemlerin artırarak hareket ettirilmesi önem taşımaktadır. Eklemler ağrıların elverdiği sınır içinde hareket ettirilmeli fazlasını zorlamaktan kaçınmalıdır. Ağrı tümüyle geçene dek ayakta durmaktan ağırlık taşımaktan kaçınılmalıdır. Sonra kas eksersizleri özellikle kaslara ağırlık yüklemeyen hareketlere yer vermelidir. Kitabın ön kısımlarında yer verilen hareketlerden yararlanırken bu hareketleri arttırmak ve ömür boyu sürdürmek önemlidir.

Arterit

Arterit (mafsal iltihabı) daha çok yaşlı kişilerin eklemlerinde yıpranmanın yol açtığı bir tür rahatsızlıktır. Tıpkı eski bisiklet ya da arabaların gıcırdayıp tıkırdamaları gibi, eski eklemlerde de sesler duyulur. Bu yıpranma acıya ve hareketlerin kısıtlanmasına yol açar. Kasların zayıflamasıyla ortaya çıktığından yıpranmayla, kemik uçlarını örten kıkırdakların tahribi söz konusu olduğundan, atletik sporlarda aşırı zorlamalar veya sakatlıklardan sonra daha sık rastlanmaktadır. Örneğin herhangi bir mücadele savaşım gibi bir olayda belkemiği çatlayan bir insanın, yıllar sonra buna arterit de ilave olursa, daha çok ağrı duymaya başlaması doğaldır. Tıkırdayan eklemleri sürekli hareket ettirmek özellikle önem taşır. Yoksa paslı bir menteşe gibi sıkışıp kalırlar. Eğer arıza daha da ciddiyse, doktor yardımına başvurulur. Fizik terapi olumlu sonuçlar vermektedir. Arızalı eklemlerin kasları da zayıflamaya başlarsa kısır döngü oluşur. Bu nedenle özellikle diz ve sırt kaslarını güçlendirmek ve formunda tutmak için özel eksersizler gerekmektedir. Tıp bilimi günümüzde ameliyatla kalça kemiklerini değiştirebilmektedir. Yapay diz de geliştirilmiş bulunuyor. Romatizmal arterit ise yukarıda anılan arteritten tamamen farklı, esastan iltihaplı bir hastalıktır. Eklemlerin etrafındaki dokularda başlar. Çok daha ciddi bedensel arızalara yol açabilir. Uzman tedavisi şarttır.

Sağlıklı (Formunda) olmak

Bu kitabın ağırlık noktasını eklemlerin sağlıklı ve oynak olmasına yönelik öneriler oluşturmuştur. İnsanların sağlıklı ve formunda kalmaları için son zamanda-gerektiği gibi birçok şey söyleniyor. Çağdaş insanlar sürekli oturan zayıf bünyeli kişiler oluyorlar. Bedensel açıdan zayıf olmak, dimağın da zinde ve uyanık olmasına karşıt bir sakıncadır. Kaslarımız kullanmak içindir ve daha iyi yararlanmamız öngörülmüştür. Buna kalp kaslarımız da dahildir. Artık, her gün biraz yapılar* muntazam eksersizlerin kalp-koroner rahatsızlıklarına karşı koruyucu etki sağladığı günümüzde bilinen bir gerçek olmuştur. Akıllı insanlar, her gün eksersiz için 20 dakika ayırmalı, hafta sonlarında bunu daha da uzatma yollarını bulmaya gayret etmelidir. Hafta sonu hareketlerinin şekli önemli değildir. Yaygın şekilde söylendiği üzere biraz temiz hava almak bile önemlidir. Merdivenleri yukarı hızlıca çıkabilmek yararlıdır. Sağlıklı yaşam koşusu muntazam hızlı yürüyüş hareketi hiçbir özel donatım veya önlem gerektirmemektedir. Sağlıklı yaşamak, vücudu formunda tutmak için durmadan yayın yapılmaktadır. Ayrıca jimnastik ve spor salonları da giderek yaygınlaşıyor. Her türlü kolaylığın sağlandığı bu spor merkezlerinde ayrıca bilgi ve denetim de sunuluyor. Özellikle orta yaşın üstündeki okurlarımıza hareket tavsiye ediyoruz. Kendilerini çok daha iyi hissedecek ve büyük bir olasılıkla daha uzun yaşayacaklardır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.