Site Rengi

DOLAR 5,6914
EURO 6,2874
ALTIN 275,2
BIST 100.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Sağanak Yağışlı

Toprak ve köylü sorunu ne demektir?

08.05.2019
65
A+
A-

Bir toplumda, toprak ve buna ilişkin olarak köylü sorunu denildiğinde kavram, o ekonomideki tarımın yerini ve önemini, tarım kesimindeki sınıf ve tabakaların üretimdeki yerlerini, topraktaki mülkiyet biçimini, üretilen ürünlerin bölüşümünü ve üretici güçlerin gelişme durumunu vb içerir. Bunun anlamı, herhangi bir toplumun toprak ve köylü sorununun araştırılması ve saptanması söz konusu olduğu zaman, konunun bir takım asli unsurlardan ayrı düşünülmesinin olanaksız olduğudur. Konunun gerçek bir biçimde değerlendirilebilmesi için: birinci olarak, tarımsal üretimin ya da bu kesimde yaratılan değerlerin, toplam üretim ya da yaratılan tüm toplumsal maddi değerler içindeki payının ne olduğunun ve yıllara göre nasıl bir değişme gösterdiğinin bilinmesi gereklidir. Ayrıca, bu kesimdeki üretici güçlerin nicelik ve nitelik olarak durumunun ne olduğu ve zaman içinde nasıl bir değişme ve gelişme gösterdiğinin saptanması zorunludur. Özellikle geri kalmış toplumlarda, sanayileşme sorunu tarımdaki gelişmeyle yakından ilişkilidir: «sanayileşme kapitalist mantık içinde ucuz tarımsal mal ister. İki türlüsünün de ucuz olmasını ister: Hem işçi sınıfının tükettiği tarımsal tüketim mallarının ve hem de imalat sanayii için gerekli hammaddelerin». Ayrıca bu tür toplumlarda, tarım kesiminde, fazla iş-gücü, yani açık ve gizli işsizlik önem kazanan bir sorun olarak ortaya çıkar. Bu önemli istihdam sorunu, tarıma ileri teknikler girdikçe, daha ciddi bir hal alır. Çünkü tarım kesiminde ileri girdilerin kullanılması, belli oranda iş-gücünü toprakta gereksiz kılar ve giderek belli bir nüfus kitlesini daha topraktan iter. Bu sorunun çözümlenebilmesi için temel koşullardan biri, tarım kesiminin ekonominin diğer kesimleriyle birlikte ele alınması ve düşünülmesi gerekliliğidir. Çünkü büyük bir olasılıkla sorunun çözüm yolu, bu kesimdeki nüfus fazlasının, ekonominin diğer kesimlerine aktarılması biçiminde olacaktır. Bu da diğer sektörlerdeki iş-gücü gereksiniminin artırılabilmesi ya da aynı şey demek olan, gerçek anlamda sanayileşebilmeye bağlı bir durumdur. İkinci olarak, toprağın çeşitli sınıf ve tabakalar arasındaki dağılımı ve buna bağlı olarak da üretilen ürünlerin bölüşümünün nasıl olduğu sorunu, bu konuda önem kazanır. Tarım sektörü içindeki çiftçi ailelerinin, üretilen ürünlerin bölüşümünden aldıkları payın ne olduğunun araştırılması ve ortaya konması yalnızca, tarım kesimindeki gelir dağılımı açısından bir anlam taşıyacaktır. Ayrıca tüm ekonomideki gelir dağılımı açısından da tarım kesimindeki bölüşümün araştırılması ve ortaya konması gerekmektedir. Bu, bizim, kırsal yörelerde yaşayan nüfusla kentli nüfus arasındaki, gelir dağılımı açısından var olan farklılığı gözlememize olanak sağlayacaktır. Toprak ve köylü sorunu denildiği zaman, konunun yalnızca günümüzdeki önemi anlaşılmamalıdır, ya da bugünün sorunlarım anlayabilmek için, topraktaki evrimlerin bilinmesi gerekliliğinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Sorunun önemi, insan toplumlarını yerleşik tarıma geçmesiyle başlamış ve günümüze kadar öneminden fazla bir şey yitirmeden gelmiştir. Devrimlerle çeşitli aşamalardan geçerek kapitalist üretime gelinceye kadar, insan toplumlarının üretimi büyük oranda tarıma dayalı kalmıştır. Bugün dünyamız, üretim biçimleri dikkate alınmadan yapılan bir ayırıma göre, sınai ve tarımsal ya da «gelişmiş ve geri kalmış» toplumlar diye iki bölümde toplanmaktadır. Sanayi toplumlarında toprak ve köylü sorunu, tarım toplumlarına göre farklı bir anlam taşımakta; başka bir deyişle, geri ülkelere oranla konunun önemi gelişmiş ekonomilerde, ağırlığını yitirmiş bulunmaktadır. Sanayi toplumlarında ileri üretim tekniklerinin kullanılışı ile tarım, doğal koşullara bağlılıktan kurtulmuş ve giderek bu kesimdeki çalışan nüfus sayısının, toplam çalışan nüfus sayısına oranı önemli derecede küçülmüştür. Öte yandan, geri kalmış toplumlarda, tarımın doğal koşullara bağlılığı ve çalışan toplam nüfusun büyük bir bölümünün bu kesimde bulunması, soruna bu ekonomilerde özel bir ağırlık kazandırmaktadır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.