Site Rengi

DOLAR 5,7415
EURO 6,3507
ALTIN 269,2
BIST 106.805
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Toplumsal değişme ve gelişmeler ne demektir?

08.05.2019
78
A+
A-

Belli bir toplumun sosyal düzeninin ne olduğunun, bu sosyal düzene nereden ve nasıl gelindiğinin araştırılması ve doğru olarak saptanabilmesinin temel koşulu, toplumların gelişme kurallarının neler olduğunun bilinmesi ve araştırmada uygulanacak yöntemin bilimselliğidir. Bilimsel olmayan metafizik bir yöntemle, aslında karmaşık olan toplumsal olayları kavramak ve doğru olarak yorumlayabilmek olanaksızdır. Başka bir deyişle, bir toplumun sosyo-ekonomik ve politik yapısını araştırmak ve bu yapıları doğru tahlil edebilmek için, toplumların değişme ve gelişmelerinde esas etken olan sosyal kuralları bilmek gerekmektedir. Tam bu noktada, «insanların, toplumların gelişme kurallarını ve belli bir toplumun sosyo-ekonomik ve politik yapısını bilmede ne yararlan olabilir, ya da neden bilmek isterler?» diye bir soru akla gelebilir. Toplumların değişme ve gelişmeleri, insanların iradesine bağlı bir durum değildir. Ama bu değişme ve gelişmeler, insanlardan soyutlanmış bir olgu hiç de değildir. Yani, toplumsal değişme ve gelişmelerde insanlar etken olabilirler, bu gelişmeleri zaman zaman hızlandırır ya da yavaşlatabilirler, ama hiç bir zaman tarihin tekerleğini tersine döndüremezler. İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, ama onları belirleyen, göz önünde bulundurulması gereken belli koşullar içinde. Bu, bütün zamanların gerçeğidir. Toplumlarda, daha üst düzeyde olmak üzere değişmelerin objektif ve sübjektif koşullan oluştuğu zaman, o toplumda dönüşümler zorunlu olarak kaçınılmazdır. Söz konusu toplumun ilerici güçlerinin, bu kuralları bilmesi sonucu, toplumdaki kaçınılmaz olan ileri dönüşümler, hızlandırıcı yönde etkilenmiş olacaktır. Sosyal düzenin karakterini ve toplumun bir düzenden ötekine doğru gelişmesini belirleyen şeyin, maddi servetlerin üretim biçimi olduğunu, üretim biçimini de, üretici güçlerle üretim ilişkilerinin oluşturduğunu tekrarlayalım. Belli bir topluma özgü üretim ilişkileri, yani «üretim araçlarının mülkiyet biçimi, üretimde bulunan çeşitli sınıf ve tabakaların üretimdeki yerleri ve durumları, ayrıca üretilen ürünlerin bölüşülme biçimleri» söz konusu toplumun ekonomik temelini oluşturur. Bu ekonomik temelin üstünde ve ona bağlı olarak şekillenen üst yapı, toplumdaki politik, felsefi, hukuki, artistik, dini vb kavramlara ve bunları ifade eden kurumların bütününe denilir. Üretim güçleri ve özellikle üretim araçları üretimin en hareketli ve en devrimci öğesidir, sürekli olarak değişirler, çünkü üretim araçları durmadan mükemmelleşir w üreticiler maddi üretim konusundaki görgü ve bilgilerini sürekli olarak artırırlar. Üretim ilişkilerine gelinonlar da üretici güçlerin gelişme düzeyinin gereği olarak gelişirler ve üretici güçlerin gelişmesini etkilerler. Üretim ilişkileri ile üretici güçler arasında bu uyuşum devam etliği sürece gelişme devam eder. Ama belli bir noktadan sonra ve belli bir üretim biçiminde bu uyuşum bozulmağa başlar. Bu noktada mevcut üretim ilişkileri, üretici güçlerin gelişmesine bırakınız yardımcı olmayı, ona (üretici güçlere) ayak bağı olmağa başlar. Bu durumda üretim ilişkileri, üretici güçlerin gelişme düzeyine uygun düşmemekten ötürü, üretici güçlerin ve dolayısıyla üretimin gelişmesini kösteklemeğe başlar. Bu temelde oluşan uyumsuzluk, aynı zamanda, toplumun tüm üst yapı kurumlarını da etkisi altına alır ve giderek toplumun sosyal, ekonomik ve politik yapısında bir bunalım söz konusu olur. Üretim güçleri ile üretim ilişkileri arasında ortaya çıkan bu çelişme, belli bir noktada, zorunlu olarak mevcut üretim ilişkilerinin (bir üst düzeyde olmak koşuluyla) değişmesi sonucu çözümlenmiş olur. Bütün toplumsal değişme ve gelişmelerin anlaşılabilmesi, üretim güçleriyle üretim ilişkileri arasındaki çelişmenin kavranabilmesinde yatar. Üretici güçlerin gelişme düzeyine uygunluk gösterecek olan bir üst düzeydeki yeni üretim ilişkileri toplumda var olunca bu değişmeler, sosyal sistemin tümünde de değişme ve gelişmeleri beraberinde getirir. Konuyu açık bir biçimde özetlemek gerekirse: «Üretimin özelliklerinden biri, bir noktada asla uzun bir süre kalmaması ve sürekli olarak değişme ve gelişme halinde olmasıdır. Ayrıca, üretim biçimindeki değişme ve gelişmeler, kaçınılmaz olarak, sosyal sistemin tümünde, sosyal fikirlerde, politik görüş ve politik kuruluşlarda da değişmeyi gerektirirler. Üretimin ikinci özelliği, üretimdeki değişme ve gelişmeler daima, üretim güçlerinde ve her şeyden önce üretim araçlarında olan değişme ve gelişme ile başlar, bundan ötürü üretim güçleri üretimin en hareketli ve en devrimci öğesidir. Üretimin üçüncü özelliği, yeni üretim güçlerinin ve buna bağlı olarak üretim ilişkilerinin, eski sistemin dışında onun yok olmasından sonra değil, eski sistemin içinde doğmasıdır. Bu insanın bilinçli ve kasıtlı bir eyleminin sonucu değil, kendiliğinden, bilinçsizce ve insan dileğinin dışında bir oluşumdur. Daha üst düzeyde olmak üzere, üretim biçimlerinde meydana gelen değişmeler, üretici güçlerin gelişme düzeyi ile üretim ilişkileri arasındaki karşıtlıktan doğar. Bu iki unsur arasındaki çelişmenin nedeni, belli bir üretim biçiminde üretici güçler gelişirken, üretim ilişkilerinin bu gelişmeye ayak uyduramamasıdır. Gerçekten, belli bir üretim biçiminde dahi üretici güçler gelişirken, üretim ilişkileri değişikliğe uğramalarına rağmen özleri olduğu gibi kalır. Örneğin, modem kapitalizm, 19. yüzyıl kapitalizminden belirgin şekilde farklı olmasına rağmen, özü olduğu gibi kalmıştır.»

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.