Site Rengi

DOLAR 5,6914
EURO 6,2874
ALTIN 275,2
BIST 100.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Sağanak Yağışlı

Osmanlı toplum yapısını bilmek neden gereklidir?

08.05.2019
59
A+
A-

Bu kitapta, Türkiye’de kapitalist ilişkilerin gelişmesi anlatılacaktır. Başka türlü söylenirse, kitabın konusu, Türkiye’nin sosyo-ekonomik ve politik yapışma bir yaklaşım yapmak diye de özetlenebilir. Amacımız bu. Bu amaç, aslında, yarınların Türkiyesine yönelik gerçek teorinin oluşturulmasına küçük de olsa bir katkıda bulunabilme çabasıdır. Gerçek teoriyi bize, dünlerin ve bugünün tarihi verecek ve giderek oluşan bu teori günümüze ve yarma yönelerek pratikle bütünleşecektir. Açıkçası, bugünü anlamak ve yarını hazırlayabilmek için, geçmişi bilmek gerekir. Çünkü her toplumsal yapı, kendisinden önceki yapının ve çevresinin izlerini taşıdığı gibi, her alt yapı da kendisinden önceki yapının üzerine kurulur. Bu açıdan, bugünün Türkiyesini iyi kavrayabilme ve yarının Türkiyesini oluşturacak doğru stratejiyi saptayabilirler uğraşı bizi, 1920’lere ve hatta kalın çizgilerle de olsa Osmanlı toplum yapısını özetlemeye götürecektir. Eğer, Osmanlı toplum yapısı ve giderek onun üstünde yer alan Cumhuriyet Türkiyesinin kuruluşu hakkında yazılan ve söylenenlerde (hiç olmazsa önemli noktalarda) birlik söz konusu olsaydı, bu durumu veri alıp yakın tarihimizden işe başlayabilirdik. Ama gerçek böyle değil; aynı kaynaklardan hareketle o kadar farklı yerlere gidiyorlar ki; aynı kaynağa el atan pek çok kimse Osmanlı toplum yapısını ve giderek Cumhuriyet Türkiyesinin sosyo-ekonomik ve politik yapısını her seferinde yeniden keşfediyorlar. Bu durumu doğuran nedenlerden biri ve belki de birincisi, araştırmadan önce, araştırmacının ya da yazarın kafasında var olan teorik şemaya Osmanlı toplum yapısının uydurulmağa çalışılmasıdır. Durum bu olunca, yapılan iş, mevcut kaynaklardan hazır teorik şemaya belli belirsiz uyan yerleri cımbızlayıp almak ve dolayısıyla bugünün sorunlarını da çarpıtmaktan ibarettir. İşin bu kötü yanını yalnızca bu kimselere yüklemek gerçekten haksızlık olur. Bunun günahının önemli bir bölümünü de olayları, her şeyi ve tarihin kendisini de çarpıtanlarda aramak gerekir. Türkiye’nin hemen bütün sorunları bu genel sapmaya bağlı olarak çarpıtılmış ya da çarpıtılmak istenmiştir. Yeri geldikçe, toplumsal değerlerle birlikte yalnız iş-gücünü değil, tarihin kendisini de metalaştıranlara sık sık değineceğiz. Bizim için önemli olan nokta, yapılan bu yanlışlıkları düzeltmek, günün sorunlarını anlamak ve gerçek bir biçimde değerlendirebilmek için gereklidir.

Konunun bu karamsar yönü yanında, sevinilecek yönü de var. Özellikle 1960’lardan sonra araştırmacılar, Türkiye’nin üzerinde yorum yapılabilecek tarihini yazmağa ve ona (Türkiye tarihine) doğru bir yaklaşım yapmağa başlamışlardır. Doğaldır ki, bizim de bu araştırmada sık sık el atacağımız kaynaklar bunlar olacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.