Site Rengi

DOLAR 5,6914
EURO 6,2874
ALTIN 275,2
BIST 100.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Sağanak Yağışlı

Kapitalist üretim biçimi ne demektir ve ne gibi özellikler taşır?

08.05.2019
63
A+
A-

Çıkış noktası ücretli emek ve sermaye olan ve pazar için üretim yapılan kapitalist sistemde, üretim ilişkilerinin özünü, üretim araçları üzerindeki kapitalist mülkiyet oluşturur. Kapitalist üretim, bir yanda, üretim araç ve gereçlerinden yoksun ya da hemen hemen yoksun halk kitlelerinin ücretli işçiler haline geldiği; beri yanda, üretim araç ve gereçlerinin sayıca çok az toprak sahipleri ve kapitalistler grubunun elinde bulunduğu bir toplum düzenidir. Kapitalist üretim biçimine gelinceye kadar, üretici güçlerin gelişmesi, hiçbir üretim biçiminde, kapitalist üretim biçimindeki kadar hızlı olmamıştır. Üretici güçlerin bu hızlı gelişmesine paralel olarak, üretim miktarı da büyük oranda artmış, kapitalist toplumda insanların doğayla ve birbirleriyle olan ilişkilerinde önemli değişmeler olmuştur: doğrudan üreticiler (zanaatkarlar ve köylü çiftçiler) üretim araçlarından ayrılmışlar, toplum «kapitalistler, büyük toprak sahipleri, işçiler» olarak sınıflara bölünmüş, yani üretim araçları ve toprak küçük bir azınlığın eline geçerken, iş-gücü pazarda satılan bir meta biçimine dönüşmüştür. Öte yandan bilim ve teknikteki gelişmeler (üretici güçlerin gelişmesi), ürünlerin nitelik ve niceliğinde de büyük değişmeler meydana getirmiştir. Bütün bu gelişmeler ürünlerin bölüşümünde de «üretim biçiminin kendine özgü niteliğine uygun olarak» değişmeleri beraberinde getirdi. Çeşitli değerlerin toplumun sınıf ve tabakaları arasında bölüşümündeki dengesizlik, hiçbir üretim biçiminde, kapitalist üretimdeki kadar büyük olmamıştır: emek evrime uğrayarak sosyal emek haline geldiği ve böylelikle servetin ve kültürün kaynağı olduğu ölçüde, emekçide yoksulluk ve teslimiyet, çalışmayanda servet ve kültür gelişir. Günümüzde kapitalizmin ayırt edici özelliği, endüstrinin gelişmesiyle birlikte, üretimin büyük teşebbüsler içinde hızlı bir tempoda yoğunlaşması süreci ya da kapitalizmin en yüksek aşaması «emperyalizm» dir. 100 yıl kadar önce serbest rekabetin, üretimin yoğunlaşmasına yol açacağı ve giderek yerini tekelci kapitalizme bırakacağı söylenirken, burjuva iktisatçıları «serbest rekabeti» bir doğa yasası gibi görüyorlardı. Oysa bugün, tekelci emperyalizm kullanılmayan sermayenin birikimi sorunuyla karşı karşıyadır. Emperyalizmin günümüzdeki genel sorunlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan bu sorun, emperyalist ülkeler için politik bakımdan da büyük önem taşımaktadır. Çünkü dünya arenasındaki kuvvetler dengesinde meydana gelen değişiklikler, sermaye yatırımı için yeni alanlar bulunmasına engel olmaktadır. Kullanılamayan sermaye, kapitalist sistemin kan damarlarında pıhtılaşan kan haline gelmekte ve sosyal sistemin bütün halkalarında durgunluğu arttırmaktadır. Başka ülkelerde yatırım yapma olanakları daralan tekel sermayesi, iç pazarda daha zayıf sermayeleri yutmak amacıyla saldırıya geçmek zorunda kalmakladır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.