Site Rengi

DOLAR 5,8073
EURO 6,4263
ALTIN 272,8
BIST 108.786
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Az Bulutlu

Havuz Balığının Özellikleri: Beslenmesi ve Üremesi Hakkında Bilgiler

Havuz Balığının Özellikleri: Beslenmesi ve Üremesi Hakkında Bilgiler
29.04.2019
118
A+
A-

HAVUZ BALIĞI

1 — Bir balığı yüzerken inceleyin; hangi yüzgeci daha çok hareket ediyor? Bunların hangisi kayığın dümenine ve hangisi de küreklerine benzetilebilir? Gövdesinin üzerinde kaç yüzgeç sayabiliyorsunuz?

2 — Bir balığı elinize aldığınız zaman hemen fırlayıp kaçar mı? Diğer hayvanların derileri üzerinde böyle kaypak maddenin varlığına rastladığınızı hatırlıyor musunuz?

Bir parmağınızı balığın başından kuyruğuna doğru yürüttüğünüz zaman kaypak olduğunu göreceksiniz, fakat ters tarafa doğru götürürseniz pütürlü olduğunun farkına varacaksınız. Bu olay size neyi açıklıyor?

3 — Balık başının yan taraflarındaki kapakçıkları kaldırın; gözünüze çarpan ne olacaktır? Balığın ağzına bir kurşunkalem soktuğunuzda ucu nereden çıkacaktır? Böyle bir geçidi izleyen şeyin ne olduğunu söyleyebilir misiniz?

HAVUZ BALIĞINI BİRLİKTE TANIYALIM

Rengi kırmızı, yapısı iğ biçim olup akvaryumda yaşar; bazıları da ona her gün yem vermeye kalkar. Bir bilmeceye benzeyen bu şeyi hala bilememiş bulunuyorsanız hemen söyleyelim ki birçoğumuzun da evimizde beslediği bu hayvan, bir kırmızı balıktan başkası değildir.

Sazan balığının yakın akrabası olan ve binlerce yıllık bir geçmişi bulunan bu ufacık balığa havuz balığı denir. Düşünün ki Milattan 4000 yıl önce, bunlara benzer balıklar Çin’de yetiştirilmekteydi. Ancak 1611 senesinde bunları Avrupa’ya getiren Portekizli denizciler, kapalı tuttukları yerin koşullarına, özel bir bakım istemeden kolaylıkla uyuveren bu balıkların yaygın bir şekilde yetiştirilmeye başlanacağını kuşkusuz bilmiyorlardı. İnsanlar bundan yaralanarak onu, gitgide daha uzun ömürlü hale getirmek ve evlerindeki akvaryumlarda üretmek için birçok deney üzerinde çeşitli çalışmalar yapmıştır.

Bu çalışmalar sonunda suni olarak yetiştirilen varyeteleri (çeşitleri) arasında gri renkli havuz balığı ve sarımsı havuz balığını da sayabiliriz.

Fakat onları şimdiye kadar incelediğimiz omurgalılardan ayıran özelliğin ne olduğunu keşfedebilmek için hep birlikte incelemeye çalışalım. Genellikle balıkların karakterlerine bir göz atabilmek için kırmızı balıklardan yararlanmayı düşünüyoruz.

Balıkların omurgalı olduklarını kuşkusuz bilirsiniz. Bel kemeğini oluşturan omurgalar hemen hemen birbirine eşittir. Kaburgalar yani kılçıklar ise yassı olup göğüs kısmında bulunmazlar. Böylece iki yaşayışlılarda olduğu gibi balıklarda da iç organları koruyan bir göğüs kafesi yoktur.

Balığı, şimdiye kadar incelediğimiz hayvanlardan apayrı kılan özelliği, onun sırf suya bağlı bir yaşamı olmasıdır.

İşte bu su içindeki yaşam ve hareket, balıklarda değişik bir vücut şekli ortaya koyar. Bir balığa dikkatle baktığımız zaman görürüz ki, su içinde hareketlerini engelleyecek ne boynu ne de özel çıkıntıları vardır. Biçimi tipik olarak hidrodinamik yani suda hareket etmeye elverişlidir. Uç tarafında yuvarlaklaşan kafa bütünüyle gövdeye bitişir ve bir kuyrukla sonuçlanan gövde bu şekilde incelmiş, yassılaşmış bir hal alır.

Suya dalarak yüzdüğünüz zamanlar sizler de öyle yapmıyor musunuz?

Balığın derisi, bir dam üzerindeki kiremitler gibi konulmuş ve serbest tarafları kuyruğa doğru dönük pullardan oluşmuştur. Böylelikle su bir dirence rastlamadan kayıp gider. Biçimleri değişik ve bazı balıklarda ise iridir. Bir mercekle incelediğiniz zaman bunların, ortak merkezli daireler halinde geliştiğini göreceksiniz. Hazır yeri gelmişken söyleyelim ki; balıkların yaşı bu dairelerin sayısına dayanılarak hesaplanır. Pulların kalınlığı ise, tabii cinsine göre balığın sağlığı hakkında aşağı yukarı bir fikir verir.

HAVUZ BALIKLARI NASIL YÜZER?

Kuyruğu ve yüzgeçleri sayesinde yüzerler.

Yüzgeçler kemiksi dokudan oluşmuş deri kıvrımlarıdır Tek yüzgeçler ve çift yüzgeçler olmak üzere ikiye ayrılırlar.

Tek yüzgeçler: Karşılığı olmayan yüzgeçlerdir. Sırt, anüs ve kuyruk yüzgeci. Sırt ve anüs yüzgeci balığın yana yatmasını önler, kuyruk yüzgeci ise balığın hızlı yüzmesini sağlar.

Çift yüzgeçler: Karşılığı olan (her birinden iki tane bulunur) yüzgeçlerdir. Göğüs ve karın yüzgeçleri. Balıkların çift yüzgeçleri diğer omurgalıların üyelerine (el ve ayaklarına) karşılıktır. Göğüs ve karın yüzgeçleri balıkların yavaş yüzmelerini sağlar.

Balığın yüzmesinde sırt kaslarının önemi çok büyüktür. Pişmiş bir balığın derisini sıyırdıktan sonra, sırt kaslarının karın kaslarına oranla olağan üstü gelişimini inceleyin: Bu durum size sorulacak iki sorunun cevabını çok kolaylaştıracaktır.

Balıklar nasıl yüzer? Gövdelerini birbiri ardına sağa ve sola bükerek, yani her iki yandaki kaslarını büzerek.

Peki öldükleri zaman neden karınları su yüzünde kalıyor? Sırt kasları karın kaslarından daha ağır oldukları için. Balık sağ oldukça göğüs ve karın yüzgeçlerini oynatarak denge halinde bulunur. Öldüğü zaman ise bunlar hareket edemeyeceklerinden dengesi bozulan balık böğrünün üzerine yatıp kalır.

HAVUZ BALIKLARI SOLUNGAÇLARIYLA SOLUNUM YAPARLAR

Bir akvaryumdaki balığı inceleyin. Durup dinlenmeden ağzını açıp kapamakla meşguldür. Sakın karnı aç olmasın? Hayır! Eğer böyle yapmasa yaşayamaz, çünkü bu onun solunum yapmasıdır.

Dikkatlice bakacak olursanız, başının iki yanında durmaksızın kalkıp inen iki kapakçık göreceksiniz; bunlar kulak değil solungaç kapağı yani solungaçların koruyucu organlarıdır. Bunların altında solungaç kemerleri bulunur, kemiksi dokudan oluşan bu kemerlerden her biri solungaç adı verilen ve içindeki kan dolaşımı yüzünden kırmızı bir renk alan iki saçağa desteklik eder. Solungaçlar suda erimiş halde bulunan havayı alırlar, bunlardan kana karışan oksijen gövdenin her hücresine kadar ulaşır. Buna karşılık gövde hücreleri tarafından oluşturulan ve solunum organlarına kadar gelen karbon dioksit de solungaçlar tarafından durmadan suya bırakır. Acaba hangi suya diyeceksiniz? Ağız yoluyla solungaçlara giren ve onları bolca ıslatacak kadar kaldıktan sonra solungaç kapağından çıkıp giden suya.

Canlı veya yeni ölmüş bir balığın solungaçları kırmızıdır, bunların koyu bir renge dönüşmeleri ve kokar bir hal almaları için çok zaman geçmesine lüzum yoktur.

Balıklar su içinde yükselmek ve oradan derine dalmak için ne yapıyorlar? Bu iş, belkemikleri ile bağırsakları arasında oluşmuş bir yüzme kesesi sayesinde gerçekleşir.

Gazla dolu olan bu kese hava boşaltıcı «pnömatik» denilen bir boru ile bağırsağa bağlıdır. Kese içindeki gaz; oksijen, azot ve karbon dioksitten oluşmuştur. Eğer kese şişkin olursa balığın gövde hacmi artacak ve böylelikle hafiflemiş olan balık, su yüzeyine doğru yükselecektir. Eğer keseyi çevreleyen kaslar büzülürse kesenin hacmi küçülecek ve böylelikle ağırlaşan balık dibe doğru gidecektir.

Özellikle yüzme öğrenmeye başladığınız sıralarda böyle güzel bir yüzme kesesinin emrinizde olmasının ne kadar hoş olacağını sizler de düşünmüzsünüzdür! Sakın üzülmeyin! Sizler de kendinizi su yüzünde tutabilmek için geçerli bir yol bulabilirsiniz: Cankurtaran simidi. İçi hava veya sudan daha hafif bir maddeyle dolu olan bu halka, sizin suda batmamanızı sağlar ve böylelikle sizi su yüzünde tutar.

HAVUZ BALIKLARI BAŞ VE DUYU AYGITLARI

Balığın duyu aygıtları (organları) hangileridir?

Balığın başında, yakın şeyleri görmeye yarayan kapaksız ve yuvarlak gözler vardır. Bunların gördüklerini, yalnız 10 metreye kadar seçebildikleri zannolunur. Bu fırsattan yararlanarak size hatırlatmak isteriz ki deniz diplerinde ömür geçiren balıkların gözleri zamanla işe yaramaz bir hale gelmiştir, gerçekten deniz derinliklerinin karanlığında yaşayan bu organlar kullanılmadıkları için yavaş yavaş gerilemiş durumdadırlar. Diğer yandan karanlıkta yaşadıkları halde gözleri üstün derecede gelişmiş balıklar da vardır. Bunun, dip tarafa doğru sızan en zayıf ışığı bile kavrama zorunluluğundan ileri geldiği sanılmaktadır

Balıkların dış kulakları yoktur. Yalnız iç tarafta bulunan küçük bir organ gürültüleri duymaya yaradığı kadar da denge kurma ve yönelme duyularını sağlamaya yarar.

»Koklama organı, ağızla* bağlantısı olmayan iki burun deliğinden oluşmuştur. Bunlar az gelişmiş oldukları halde, kokuları güzel alırlar. Balıklar, balıkçının oltasına asılı yemi görmeden önce kokusunu alarak ona doğru yönelirler.

Ağzına gelince: Hiçbir zaman çiğnemeye yaramayan ve yalnız besinleri yutmaktan başka bir işi olmayan dişleri bazılarında bulunmayabilir de. Bu dişler gerçekte ağız içinde veya yutak da da olabilirler. Çünkü balıkların tükürük bezleri olmadığı gibi bazılarının dilleri dahi yoktur. Fakat buna karşılık tat alma duygusu sanıldığının aksine olarak yalnız ağızda değil gövdenin dış kısmında da bulunur.

Balıkların bir altıncı duyuya sahip olduklarını biliyor muydunuz? Öyleyse bu gözlemi yapın.

Elinize bir ölü balık alıp, bir mercekle baktığınız zaman esmer renkli bir çizginin baştan kuyruğa doğru uzadığını göreceksiniz. Yanal çizgi denilen bu kanalcık, kendisini dış çevreyle temasa geçiren ufak deliklerle donatılmış bir haldedir.

Kanalın içine giren su, bu dış çevrenin içindeki en ufak titreşimleri bile duyurur ve böylelikle onu «görür» bir hale getirerek yaklaşan düşmanı veya avı gözlerinden daha iyi haber verir.

HAVUZ BALIKLARI BULUNDUĞU YERLER

Havuz balığını bizler süs maksadıyla akvaryumlarda ve bahçe havuzlarında yetiştiririz. Evde balık beslemek istiyorsanız dörtgen akvaryumları tercih edin, çünkü yuvarlak kaplarda balıklar hiç durmadan dönmek zorunda kalırlar. Balıkların suyunu her gün değiştirmeyi unutmayın, fakat musluktan doğruca koyacağınız su soğuk ve oksijeni gereğinden fazla olabileceğinden bunu bir kap içine akşamdan koyarak dinlendirmek ve ancak sabahleyin akvaryuma boşaltmak yerinde olur.

HAVUZ BALIKLARI BESLENMESİ

Kırmızı balık omnivor (her şey yiyebilen) dur. Kurtlar, böcekler, su içindeki mikroskopik varlıklar hatta bitkilerle de beslenir.

HAVUZ BALIĞI ÜREMESİ

Kırmızı balıklar ve genellikle bütün balıklar ilkbaharda suya bırakılan yumurtalardan doğarlar. Bu yumurtaların yüzlercesi bitkilere ve su içine batık cisimlere takılarak kalır. Ancak bu yüzlerce yumurtanın bir kısmının açılabilmesi yüzünden yumurta sayılarının yüksek olması gerçekten bir nimettir. Zira bunların büyük bir çoğunluğu çeşitli gelişme evrelerinde balıklar tarafından yutulur.

Yumurtadan çıkan 23 günlük yavru, ana babasından farklıdır. Kahverengi olan gövdesinin karın tarafında yumurtanın artıklarından oluşmuş tuhaf görünüşlü bir besin kesesi vardır. Buna vitellus kesesi denir. Besinle dolu olan bu kese balık gelişip yiyeceğini kendi kendine sağlayacak hale gelinceye kadar onu besler ve sonunda eriyerek kaybolur.

Havuz balıklarını incelerken BALIKLARI tanımış olduk

Özelliklerini birlikte hatırlayalım:

— Omurgalıdırlar.

— Derileri pullarla kaplıdır.

— Hareket organı olarak yüzgeçleri vardır.

— Yumurtlama yoluyla ürerler.

— Solungaçlarıyla solunum yaparlar.

Sazan balığı, alabalık (tatlı suda yaşayan), denizatı, yazılı orkinos, hamsi, istavrit azmanı, dilbalığı kemik iskeletliler ve mandagöz mercan balığı ile torpil balığı da kıkırdak iskeletliler arasındadır.

Dağlardaki gölcüklerin tipik yaşayıcılarından olan alabalık, özel havuzlarda da yetiştirilir. Yavrular daha 23 günlükken nehirlere aktarılır.

Mandagöz mercan balığı insandan oldukça ürkek. Karakteristik biçimde olan sırt yüzgeçleri suyun yüzüne çıkar, bu yüzden hemen daima suyun hizasında yüzer.

Dilbalığının gövdesi her iki yandan da yassılaşmıştır. Bunun açık renkli olan tarafı deniz dibinin kumlarına dayanır, daha koyu renkli olan diğer yanı ise suyun dip tarafındaki renklerle karışarak onu kamufle eder, birbirine çok yakın gözleri vardır. Gözleri yan taraflarında bulunur. Kıkırdak iskeletlileri belirleyen torpil balığının boşalttığı elektrik insanlarca da hissedilir. Tipik göğüs yüzgeçleri vardır.

Denizatı su içindeki özel hareket biçiminden dolayı genellikle balık sayılmaz. Sırtındaki özel yüzgecini pervane gibi titreterek hareket eder.

GÖZDEN GEÇİRME VE BİLGİYİ KONTROL

1             — Kendisini su içi yaşantıya uyduran özellikleri (biçimini, pullarını, eklemlerini ve yüzgeçlerini) göz önünde bulundurarak kırmızı balığı tarif edin.

2             — Balığın içindeki «kılçık» nedir? Onda eksik elan hangi şeydir? Daha hangi omurgalılarda aynı şeyin farkına vardınız?

3             — Balıklar nasıl yüzer? Çift yüzgeçlerin özelliği nedir ve kuyruk yüzgeçi ne işe yarar?

4             — Yüzme kesesi nedir? Balığın su içinde inip çıkmasını nasıl sağlar?

5             — Solungaç kapakları nedir, neyi korurlar? Solungaçlar nasıl oluşmuşlardır ve nasıl iş görürler? Bir balık kaynatılmış bir suda yaşama zorunda kalırsa neden çabucak ölür? Bir balığın taze olup olmadığını nasıl anlayabilirsiniz?

6             — Balığın duygu organları hangileridir? Yanal çizgilerin görevi nedir?

7             — Balıklar nasıl ürer? Vitellüs kesesi nedir? Hangi nedenle balıkların yumurtaları bu kadar çok sayıda olur?

GÖZLEMLER (*) ARAŞTIRMALAR (**) PRATİK DENEYLER (“*)

1             (**) Birçok balık üreme sırasında denizden nehirlere veya karşılıklı olarak nehirlerden denize doğru çevre değiştirirler. Bu bakımdan özellikle ilginç oldukları için yayın balıklarıyla yılan balıkları üzerinde çeşitli araştırmalar yapın.

2             (**) Merak uyandırıcı bazı balıkların çoğu acayip görünüşleri hakkında birtakım araştırmalar yapabilir misiniz?

3             (**) Balıkların yaşantılarını sürdürdükleri çevrenin rengini almaları hakkında bir araştırma yapın. Özellikle ilginç balıklar vardır; bunlardan birkaçını sayabilir misiniz?

4             (**) İnsanların beslenmesinde balıkların yeri nedir?

5             (***) Havuz balığını göz önüne alarak balıkların başlıca özelliklerini inceleyin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.