Site Rengi

DOLAR 5,6989
EURO 6,3179
ALTIN 269,8
BIST 106.785
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Gümrük birliği ve serbest ticaret bölgesi ne demektir?

06.05.2019
90
A+
A-

Bir ülkenin gümrük vergileri (ve diğer kontrol tedbirleri) rejimi, ithal edilen mallar ve/veya malların ithal edildiği ülkeler arasında farklılaştırılabilir. Eğer gümrük vergileri (ve diğer kontrol tedbirleri) ithal edilen malların niteliğine göre farklılaştırılmışsa, mal farklılaştırılması söz konusu olur. Eğer, malların ithal edildiği ülkelere göre farklılaştırılmışsa, aynı mal değişik ülkelerden ithal edildiğinde farklı gümrük vergileri (ve diğer kontrol tedbirleri) rejimine tabi olacak, yani coğrafi bir farklılaştırma söz konusu olacak demektir. Gümrük birlikleri dediğimizde, işte, bu ikinci tip farklılaştırmayı konu etmekte, yani gümrük vergilerinin coğrafi esasa göre farklılaştırılmış olmasının etkilerini araştırmaktayız. Bunun da nedeni, aralarında gümrük birliği kuran bir ülkeler grubunun kendi aralarındaki gümrük vergilerini (ve diğer kontrol tedbirlerini) kaldırırken, birlik dışındaki ülkelere karşı ortak bir gümrük vergisi rejimi uygulamaya başlamalarıdır. Öyle ki, aynı mal, birliğe dahil bir ülkeden ithal edildiğinde gümrük vergisi ödememekte, Fakat birlik dışındaki ülkeden ithal edildiğinde — birliğe dahil bütün ülkeler için aynı olan— gümrük vergisi ödemekledir. Kısacası, gümrük birliği, üyelerin kendi aralarında gümrük vergileri ve diğer dış ticaret kontrol tedbirlerini kaldırırken, birlik dışı üçüncü ülkelere karşı ortak bir gümrük tarifesi ve dış ticaret kontrolü uygulamalarını gerektirir. Üye ülkeler arasında mal akımları serbestleşip, artarken, diğer ülkelerden olan mal akımları oransal bir azalma gösterir. Serbest ticaret bölgelerinin gümrük birliklerinden çok önemli bir farkı vardır. Bu da, kendi aralarında, gümrük resimlerini sıfıra indirseler de, üçüncü ülkelere karşı olan bir gümrük tarifesi uygulamamaları; her ülkenin kendi gümrük politikasını devam ettirmesidir. Ancak, her ülkenin üçüncü ülkelere karşı farklı gümrük tarifesi olunca, ithalâtçılar, tarifenin en düşük olduğu ülkeden ithalâtı yapıp, tarifenin daha yüksek olduğu ülkeye — ulaştırma masrafları aradaki farkı bertaraf etmedikçe — satarlar. Yani, tarife farklarından yararlanıp, kâr etmeğe çalışırlar. Bunun kontrolü için, serbest ticaret bölgesinde mallar bir taraftan bir tarafa giderken, menşe şahadetnamesi gerekir. Yani, gümrük resimlerinin kaldırılması, mal hareketlerinde bu kere diğer bir kontrol tedbirini gerektirir. Gümrük birliği içinde de, üçüncü ülkelerden yapılan ithalât benzer bir sorun doğurur: Meselâ, B. Almanya’ya gidecek bir mal, Napoli’den birliğe, üçüncü bir ülkeden girdiğinde, gümrük resmini İtalya alacaktır. Oysa mal, B. Almanya’ya gidecektir. Bir noktadan giren malın, nihai olarak nereye gideceğini kontrol çok güç olduğundan, gümrük birlikleri, üçüncü ülkelerden gelen mallardan alınan gümrük vergilerini birleştirmek ve sonra aralarında bölüşmek yoluna gitmektedir. Ancak, bunun nasıl bölüşüleceği de ayrı bir sorundur.

Gümrük birliği niçin İktisadi bütünleşmeyle sonuçlanır?

Genellikle kabul edilen bir öneriye göre, gümrük birlikleri, gümrük indirimi ve üçüncü ülkelere ortak gümrük tarifesi uygulamakla yetindikleri takdirde, birlik bir süre sonra dağılma tehlikesiyle karşı karşıya kalır; sürekli olabilmeleri için, «ekonomik bütünleşme» yolunda gelişmeleri gerekir. «Ekonomik bütünleşme» nin ne zaman gerçekleşmiş sayılacağı ise, tartışmalı bir konudur: bir görüşe göre, serbest dış ticaretin gerçekleşmesi bunu da gerçekleştirir; bir görüşe göre, üye ülke devletinin biri, diğer üye ülkelerin mallan ve üretim kaynaklarına, kendilerininkinden farklı bir işlem yapmamalıdır. Genellikle, gümrük birliğinden, ekonomik bütünleşmeye doğru atılan adımlarda şu uygulamalara geçilir: a) Vergi uyumlaştırması (vergi harmonizasyonu): her bir gümrük birliği üyesi ülkenin, dolaylı vergi sistemi farklı olabilir. Biri, sigara, alkol vs… den birim başına çok yüksek, diğeri çok düşük dolaylı vergi alıyor olabilir. Bu olgu, her bir ülkeyi, diğer birlik üyesinden gelecek malları gümrükte kontrol etmeğe zorlar. Eğer, meselâ, A ülkesi B ülkesinden daha yüksek bir dolaylı vergiyi alkolden alıyorsa, B ülkesinden kendisine girecek alkollü içkiyi gümrüklerde kontrol edip, vergiyi eşitleyecek farkı, gümrük kapısında alması gerekir. Veya genel dolaylı vergi yükü A ülkesinde B’den daha yüksekse, B’ye ihraç ettiği mallar üzerindeki vergiyi, ihracatta iade etmesi gerekir. Çünkü bilindiği gibi, dolaylı vergiler malın fiyatına yansır; vergisiz fiyat aynı olsa da, vergi dolayısıyla mal fiyatları birbirinden, farklı vergi yükü dolayısıyla ayrılır. Bu nedenle, gümrük birliğine giden ülkeler, dolaylı vergi sistemini birlik üyeleri arasında uyumlaştırmak yoluna giderler. Böylece, gümrük resimlerinin kaldırılmasına paralel olarak, gümrük kontrolleri de bertaraf edilmiş olur. b) İkinci bir adım, genel iktisat politikası tedbirlerinin uyumlaştırılmasıdır. Bir kere, üye ülke paralan arasındaki kur tespit edilir; yani, döviz kuru sabit hale getirilir. Bunun nedeni de açıktır. A ülkesi, gümrük birliği içinde gümrük vergilerini indirdikten sonra, birlik üyeleriyle cari döviz kurunda rekabet edemediğini, bazı sanayilerinin tasfiye edildiğini görebilir. Buna karşı koymak için devalüasyon yapar; resimlerin kaldırılmış olmasının etkisini, döviz kurunu ayarlamak yoluyla bertaraf eder. Tabii, böylece, ithalâtı kısıp, ihracatı artırmak da ister. Bunu önlemek için, para kurları sabitleştirilir. Daha ileri bir aşamada, bütün birlik içinde tek para biriminin tedavülü yoluna gidilir. Bundan başka, genel iktisat politikasının uyumlaştırılması zorunluğu da vardır: meselâ, A ülkesi ücretleri dondurup, birlik içinde rekabet gücünü artırmak isterken, B ülkesindeki güçlü sendikalar sürekli ücret artırımını sağlayabilirler. Bu da, A’nın yararına, B’nin aleyhine, dış ödeme dengesini bozar. Nihayet, sermaye piyasası, para maliye politikası tedbirleri de aynı şekilde uyumlaştırılır. Nihai bir aşamada, bütün birlik için aynı ekonomi politikası tedbirleri geçerli hale gelir. c) Üçüncü bir adım, emek ve kapital hareketlerini serbestleştirmektir. Mal hareketleri üzerindeki gümrük kontrolleri kalktığı gibi, üretim faktörleri de, tıpkı aynı ülke içindeymiş gibi hareket serbestliğine kavuşur. Emek ve sermaye, birliğe dahil ülkelerin birinden diğerine serbestçe gidip yerleşebilir; üretken faaliyetlerde bulunabilir. Bu ekonomik tedbirlerin tümü gerçekleştirildikten sonra, bütünleşmeye giden ülkeler ortadan kalkar ve ülkeler yerine bir ülkenin değişik bölgeleri söz konusu olur.

Nasıl Doğu Anadolu veya Batı Anadolu bir ülkenin farklı bölgeleri ise; bunlar arasında sermaye ve emek hareketleri serbestse, aynı para maliye politikası geçerli ise, ekonomik bütünleşmede de aynı durum söz konusu olur. Tarihte, gümrük birliğinden ekonomik bütünleşme ve politik birliğe doğru gelişmenin bir örneği, Alman Gümrük Birliği’ (Zollverein) nden Alman politik birliğinin doğmasıdır. AET ülkeleri, bugün, gümrük birliği aşamasından, ekonomik bütünleşme aşamasına geçmiş bulunmaktadır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.