Site Rengi

DOLAR 5,8075
EURO 6,4264
ALTIN 272,6
BIST 108.786
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Az Bulutlu

Feodal üretimden kapitalist üretime geçiş nasıl olmuştur?

08.05.2019
76
A+
A-

Yüzyıllar boyu süregelen feodal sistem, sonunda, 15. yüzyıldan itibaren sarsılmağa başladı. 15. ve 16. yüzyılda ticaretin, bilgilerin ve lüksün gelişmesiyle birlikte senyörlerin gereksinimleri de büyümüştü. Üstelik senyörlerin gelirleri sabit kalırken hayat pahalılığı artmaktaydı. Bu durumda senyörler daha ağır vergiler istiyor, kral da onlardan geri kalmıyordu. Beri yanda, ticaret gelişmiş, belli ellerde küçümsenmeyecek paralar birikmişti. Ticaretin gelişmesi, para hacmindeki artış ve giderek feodalların sömürüyü arttırmaları, üretim koşullarında derin değişikliklere yol açtı. Loncalar tarafından sıkıca nizamlandırılmış olan Ortaçağ endüstrisi, ticaretin yeni gereksinimlerini zaten karşılayamıyordu. Ortaçağın tam bu döneminde, üretici güçlerin gelişmesi öyle bir düzeye geldi ki, kapitalist ilişkiler feodal ekonominin bağrında, bütün toplum ölçüsünde baş vermeğe başladı. Bu olay iki yeni sınıfın: üretim araçlarına ve aletlerine sahip olan burjuvazinin ve bu araçlardan yoksun ve bu yüzden de kendi iş-gücünü kapitaliste satmak zorunda olan ücretli işçilerin meydana gelmesine bağlıydı. Para önem kazandıkça, emekçiler ve feodallar gittikçe daha çok borç almak gereksinimi duyuyorlardı. Önemli paralan elinde biriktirerek çok yüksek bir kar yüzdesi ile tefecilik ve ticaret yapan bir sınıfın ortaya çıkışı bundan ileri geliyordu. Bir yandan emekçilerin, diğer yandan senyörlerin borç altına girmeleri ve buna ilişkin olarak senyörlerin toprak rantını nakit olarak istemeleri, pazar için üretimi yaygınlaştırıyordu. Pazar için üretimin genişlemesi, tarım ilişkilerinin gelişimini de etkiledi. Angarya-rant ve ayni-rant önemini yitirdi. Feodal üretim biçiminin başlangıç dönemlerinde, ayni ve angarya olarak ödenen yükümlülüklerin yerini nakti yükümlülüklerin alması, rastlantıya bağlı bir durum iken, artık para toplamak senyörlerin esas amacı haline geliyordu. Para-rantı artırmak isteğinde olan feodallar, köylülere bir ölçüde ekonomik bir özerklik tanıyorlardı. Artık köylünün kişisel bağımlılığı, feodalin gözünde önemini yitirmişti. Özgürlüklerin satın alınması için çok yüksek, çoğu kere köylünün gücünün üstünde bir bedel konuluyordu. Köylüler, böyle bir kurtuluşa (azata) karşı çıkıyorlardı. Feodallar, sık sık köylüleri belli bir bedel karşılığı «serbest kalmaya» zorla razı edebilmek için silahla tehdit etmek zorunda kalıyorlardı. Toplumların genel gelişim süreçlerinde, yukarıda açıkladığımız nedenlerden ötürü, dağılan feodal üretimden kapitalist üretime geçiş iki şekilde olmuştur. Bunlar dan birincisi: feodal üretimin içinde doğup gelişen ticaret ve tefeci sermayesi yoğunluk kazanarak, sanayi sermayesine dönüşür ve giderek toplumdaki feodal ilişki ve kurumlan tasfiye eder. İkincisi, toplumda feodal üretim ilişkilerini denetleyen kişilerin, yeni oluşan burjuvalara karşı hala güçlü olmaları nedeniyle, feodal ilişki ve kurumların kesin ve ani tasfiyesi mümkün olmaz. Bu nedenle, bu tip toplumlarda ve özellikle toprakta feodal ilişkilerin kesin tasfiyesi söz konusu değildir; burada feodal ilişkileri denetleyen kişilerin bizzat kendilerinin kapitalistleşmeleri söz konusudur. Konuyu özetlersek; feodal üretim ile kapitalist üretim arasındaki karşıtlık, tüketim için üretim ile pazar için üretim arasındaki karşıtlıktan öteye, feodal toprak mülkiyeti ve serilik ile endüstri kapitali ve ücretli emek sistemi arasındaki karşıtlıktır. Her iki çiftin ilk terimleri, yani «feodal toprak mülkiyeti ve endüstri kapitali» sömürü ve mülkiyet ilişki biçimlerini, ikinci terimleriyse, yani «sertlik ve ücretli emek» iş-gücünün ve o halele de toplumsal yeniden-üretimin varoluş biçimlerini gösterir. Bu anlamda, feodalizmden kapitalizme geçişin temel süreçleri, üretim araçlarının doğrudan üreticilerden ayrılmasından doğan, İşgücünün toplumda varoluş biçiminde değişiklik, doğrudan üreticilerin kutuplaşması ya da köylülüğün farklılaşmasıdır. Feodal üretim biçiminden kapitalizmin çıkıp gelişmesini açıklamak için üç olayın bir arada olması gerekir: bunlardan birincisi, belirli bir noktada köylülüğün «serbest bırakılmasına» olanak sağlayan bir tarımsal sosyal yapı; İkincisi, uzmanlaşmış tarım dışı emtea üretimi; üçüncüsü, ticaret ve tefecilikten sağlanmış olan nakit servetin birikimi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.