Site Rengi

DOLAR 5,6914
EURO 6,2874
ALTIN 275,2
BIST 100.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Sağanak Yağışlı

Feodal üretim biçiminin temel nitelikleri nelerdir?

08.05.2019
88
A+
A-

Tarihsel bir kategori ve sosyo-ekonomik yapının bir aşaması olan feodal üretimin, başlangıçtaki şekillenme dönemi, sosyalist tarihçiler tarafından Orta Çağ kavramı ile bir tutulur. Avrupa’da bu dönem, aşağı yukarı 5. yüzyılda başladı ve 11. yüzyılın başına kadar sürdü. Feodalitenin bu ilk şekillenmesinin, başlangıç ve bitiş tarihleri, gerek kıtalar arasında ve gerekse ülkeler arasında birbirlerinden oldukça farklıdır. Feodal ilişkiler tarihinde ikinci dönem, feodalitenin yayılıp gelişmesi dönemidir. Bu, aynı zamanda, zanaatlarla tarımın ikinci kez ayrılması dönemidir. Avrupa’da bu dönem, 11. yüzyıldan, 15. yüzyıla kadar sürmüştür. Feodalitenin üçüncü dönemi, feodal ilişkilerin gittikçe daha çok bozulup dağılması ve kapitalist ilişkilerin ortaya çıkışı ile kendini gösterir. Avrupa’da bu dönem, 15. yüzyıldan, 17. yüzyıla kadar uzanmıştır. Avrupa sömürgeciliğinin genişlemesi, feodal ilişkilerin Asya ve Afrika’da çok uzun zaman daha yaşamalarını sağladı.

Feodal üretimin özünü, doğrudan üreticiler (zanaatkarlar ve köylü çiftçiler) ile onların feodal beyleri arasındaki ilişkilerde aramak gerekir. Bu ilişkiler, gerek bazı hizmetlerin görülmesi ve gerekse para veya mal olarak ödenecek vergiler biçiminde, bir feodal beyin belirli ekonomik isteklerini yerine getirmek için, zorla ve kendi iradesinin dışında üreticiye yüklenen yükümlülüklerdir… Bu zorlayıcı güç, feodal beyin sahip olduğu askeri kuvvet olabileceği gibi, bir çeşit yargı düzeniyle desteklenen bir gelenekten veya hukuktan gelebilir.

Feodal üretim biçiminin önemli özellikleri: birinci olarak, iş-bölümünün çok ilkel bir gelişme düzeyinde olduğu bu üretim biçiminde, üretim araçları basit ve genellikle ucuzdur. Bu anlamda üretim olayı, geniş ölçüde bireysel nitelikte ve uygulanan teknik çok düşük bir düzeydedir. İkinci olarak, genişçe bir pazar için olmayan, fakat ev ya da köy topluluğunun kendi aile gereksinimleri için üretim. Üçüncü olarak, politik alanda yerel yönetim (adem-i merkeziyet) ve beyin kendisine bağlı topluluk üzerinde yargısal ya da yan yargısal fonksiyonlara sahip olması. Sonuncu olarak: senyörün (derebeyin), toprak üzerindeki mülkiyet hakkı ile serf (toprağa bağlı köylü) üzerindeki sınırlı mülkiyet hakkı, feodal üretim ilişkilerinin temelini oluşturur. Feodalin topraklarından ancak bir bölümü kendi malikanesini teşkil eder, geri kalan bölüm ise, serilik koşullan altında köylülere bırakılırdı. Feodal, köylüyü «toprakla birlikte» hisselere böler, böylece kendisine elemeği sağlardı. Beylerin gelir kaynağa doğrudan üreticilerin, yani köylülerin ve sonra da zanaatkarlann aşın ölçüde sömürülmesi idi. Sömürünün ölçüsü, durmadan yükselmeğe doğru bir eğilim gösteriyordu. Nüfusun büyük çoğunluğunun kaderi, bütünüyle toprak sahipleri azınlığının elinde bulunuyordu. Bu feodal toplumun temel çelişmesini belirtiyordu.

Serflik çalışma süresi iki kesimden oluşurdu: gerekli emek süresi ve ek-emek süresi. Gerekli-emek süresi içinde köylü, kendisinin ve ailesinin-yaşamını sağlamak için üretimde bulunurdu. Ek-emek süresinde ise, köylünün yarattığı artık-ürüne, senyör (angarya, ayni, nakit olarak) toprak rantı şeklinde sahip çıkardı. Köylülerin bu sömürülme şekli, bütün halklarda, yerel özellikleri gözden kaçırmamak koşuluyla, feodal üretim biçiminin başlıca niteliğini oluşturur.

Özetle, feodal toplumda en başta gelen üretim aracı toprak, kural olarak senyörlerin mülkiyetinde bulunuyordu. Hür köylüler tarafından işlenen topraklar, genel kural dışında kalıyor ve bunlara pek seyrek olarak rastlanıyordu. Senyörün kendine mal ettiği artık-ürün, feodal-rantı meydana getiriyordu. Bu, feodalların, toprak mülkiyeti üzerindeki monopollerinin (tekellerinin) uygulama yöntemi idi. Feodal çağda, bütün üretimin objektif (nesnel) amacı, rantın senyörlere ödenmesi idi. Bu istek, senyörün, ailesinin ve yakınlarının kişisel gereksinimleri ile sınırlıydı. Köylülerin ve zanaatçıların gereksinimlerinin karşılanması, senyörce, üretimin amacına ulaşmak ve işletmeyi yaşatabilmek için bir araç olarak kabul edilirdi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.