Site Rengi

DOLAR 5,9125
EURO 6,5206
ALTIN 283,8
BIST 93.981
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Sisli

Çocuklara Cinsellik Nasıl Anlatılır?

Çocuklara Cinsellik Nasıl Anlatılır?
23.04.2019
190
A+
A-

Çocuklara Cinselliği Anlatma

Çocuklarının, cinsel konularda kendilerinden daha fazla bilgi sahibi olmalarını isteyen anne-babalar bile aralarındaki belirgin yetiştiriliş farkından ötürü konuya utanmadan ya da sıkılmadan yaklaşmakta güçlük çekerler.

Genellikle çocuk, içinde bulunduğu ortamı çok çabuk kavrar. Sorularını yanıtlarken siz rahat olmaya çalışsanız bile, sıkıntınız yüzünüzden okunduğu sürece, ne söylerseniz söyleyin çocuğunuzun bu rahatsızlığı fark etmesini önleyemezsiniz; bu da çocuğunuzun, artık size hiç soru yöneltmemesine yol açabilir.

Çocuklar neler öğrenmeli?

Çoğu çocuğun öğrenmek istediği ilk konu, kendilerinin ya da bebeklerin nasıl dünyaya geldikleridir. 3-4 yaşındaki bir çocuk için çok doğal olan bu soruyla asıl öğrenilmek istenen, üreme konusundaki gerçekler değildir. “Annenin karnında büyüdün” gibi bir karşılık, merakını gidermeye yeter. Ama zamanla bu sorunun ardından ‘Peki ama ben oraya nasıl girdim?” sorusu gelecektir. Eğer bu soruyu yanıtlamaktan kaçınırsanız, çocuğunuz özel bir konuya değindiğini sezecektir.

Anne-babalar genellikle, bu tip soruları açık bir biçimde yanıtlamaktan çekinirler. Başkalarının yanında daha şaşırtıcı sorularla karşılaşabileceklerinden ya da çocuğun cinsel konulara karşı sağlıksız bir ilgi duymaya başlamasından korkarlar. En iyisi dürüst ve basit yanıtlar vermeyi ilke edinmektedir. Sözgelimi “Anne, karnına nasıl girdim?” sorusunun yanıtı: “Bende çok küçük bir yumurta vardı. Bu, babandan gelen sperma adlı çok minik şeyle birleşerek bebeği, yani seni oluşturmaya başladı. Sonra karnımdaki özel bir yerde büyümeni sürdürdün.” biçiminde olabilir.

Çocukla konuşurken doğru sözcüklerin seçilmesi çok önemlidir. Sözgelimi, bebeklerin “karında” büyüdüklerini söylerseniz, çocuk, en basit bir karın ağrısında şaşkına dönebilir. Özen gösterilmesi gereken bir nokta da, soruları yanıtlarken kuşlar, balıklar yerine özne olarak insanı kullanmaktan çekinmemektir. Çocuklar hem kendilerine, hem de kökenlerine ilgi duyarlar. Konuyu insanlardan saptırıp, anlaşılması ya da anlatması daha kolay olsun diye hayvanlardan söz ederseniz, çocukların bu konuda birtakım gariplikler olduğuna inanmalarına yol açarsınız.

Kendisinin ve başka bebeklerin nereden geldiği konusunda temel merakı giderilmiş bir çocuk, okul çağma geldiğinde artık eskisi kadar bu konulara ilgi duymaz. Ancak ilkokulda okutulacak olan insan ve hayvan biyolojisine ilişkin dersler, bilgilerinin sağlam temellere oturmasını sağlayacaktır.

İlkokulun sonlarına doğru, (hatta daha önceden) gerek kız gerek erkek çocukların, ergenlik çağında kendilerini bekleyen değişiklikleri öğrenmelerinde yarar vardır. İlk kez âdet görmenin ya da gece boşalmasının yaratacağı etki, çocuğun nasıl oluştuğu konusunun doğurduğu meraktan çok daha çarpıcı ve sarsıcıdır.

Ayrıca çocukların, öteki cinsteki değişiklikleri de bilmeleri gerekir. Böylece karşı cinsin geçirdiği değişiklikleri daha kolay anlarlar. Ergenlik çağında birbirlerinde gördükleri değişiklikler gizemlerini yitirince, cins ayrımı yapmaksızın, birbirlerini birer insan, böylece de gerçek arkadaşlar olarak görebilirler.

Ergenlik çağından sonra pek çok genç, cinselliğin duygusal yönüne ilgi duyar. Aşk, ilişki, iletişim ve evlilik gibi konuları öğrenmek ve tartışmak ister. Bu nedenle anne-babalar, bu konulan çocuklarıyla tartışmalı, sorularını yanıtlamaya çalışmalı; ayrıca gebeliğin nasıl oluştuğunu anlatmalı, zührevi hastalıklar konusunda bilgi vermelidirler.

Anne-babaların bilmeleri gereken bir nokta da, cinsel eğitim görmüş olan gençlerde cinsel ilişkiye girme isteğinin ön bilgileri bulunmayanlardan fazla olmasının söz konusu olmadığıdır. Hatta bazı araştırmalar, bunun tam tersinin doğru olduğunu göstermiştir. Ayrıca hiçbir araştırmada, cinsel eğitimin, çok erken yaşta cinsel deneyimde bulunmaya yol açtığını gösteren bir bulgu elde edilmemiştir.

Kızım şimdiye kadar ne cinsel konulara ilgi duymuş, ne de bize herhangi bir soru sormuştu. Oysa şimdi 15 yaşında. Ona biraz bilgi vermem gerekir mi?

Bir çocuğun cinsel konulara ilgi duymaması pek olası değildir. Kızınız belki de, daha küçükken sizin bu konularda konuşmaya pek istekli olmadığınızı sezmiş ve bu yüzden hiç soru sormamıştır. 15 yaşındaki bir genç kızın bu konuda hiçbir bilgisi olmaması olanaksızdır. Tersine, çeşitli yanlış bilgilerle, hatta yanlış inanışlarla kafasının iyice karışmış olması beklenebilir. Şimdiye kadar kızınızla hiç cinsel konularda konuşmamış olsanız bile, sizden gelecek en küçük bir girişim ona gerçekten yararlı olacaktır. Söz gelimi, “bunların senin ilgini çekeceğini düşündüm” diyerek birkaç kitap uzatmanız, size açılması için ilk adımı atmanızı sağlayabilir.

Çocuklarla cinsel konuları konuşmaktan kaçınıyorum. Daha doğrusu nasıl bir tutum takınacağımı bilemiyorum. Ne önerirsiniz?

Öncelikle bu konuların ayıp olmadığına kendiniz inanmalısınız. Cinselliği, insan yaşamının doğal ve güzel bir parçası olarak kabul edin.

Çocuklarınız nasıl olsa bu konuda bir şeyler öğreneceklerdir, ama sağlıklı ve doğru bilgilenmeleri size bağlıdır. Olumsuz bir tutum takınırsanız, çocuklarınızın cinselliğe ilişkin değer yargılarının sağlıksız olmasına ve ileride cinselliği yanlış bir biçimde yaşamalarına yol açarsınız. Cinselliğe olumsuz yaklaşımın, kendi bedeninden iğrenmek, karşı cinsten nefret etmek ya da normal olmayan yönelimler boyutunda sonuçları olabilmektedir. Cinselliğin kötü olmadığının kanıtlarıyla her gün karşı karşıya olduğunuzu unutmayın: Cinselliği sevdiğiniz biriyle yaşıyorsunuz ve çocuklarınız bu sevginin ürünü.

Küçük yaştaki bir çocukla cinsel konulan tartışmak, onun pornografiye yönelmesine yol açmaz mı?

Sorularına doğru karşılıklar vermeniz, çocuğunuzun, sorunlarını ve kuşkularını açabileceği kişinin siz olduğunuza yürekten inanmasını sağlayacaktır. Basit ve doğru bir açıklama yeterlidir; abartmalı ayrıntılara girmek gerekmez. Ayrıca, böylece çocuğun aklı da karışmamış olur. Küçük yaşlarda pornografiye duyulan ilgi, genellikle çocuğun bedensel etkinlikleri öğrenmeye çalışmasından ve önceleri engellendiği için daha da kamçılanmış olan merakını giderme çabasından kaynaklanır.

Çocukların kendi kendilerini tatmin etmeleri konusunda kaygılıyım. Bu normal midir?

Evet. Kaygınız, sizin çocuk olduğunuz dönemde cinselliğe ilişkin değer yargılarının, günümüzdekinden çok farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu büyümenin ve gelişmenin doğal bir aşamasıdır.

Çocukların ergenlik çağı ve üreme konusunda bilgilendirilmeleri gerektiğine inanıyorum; ama cinsel konulardan söz etmek, onların cinselliği zamansız yaşamaya kalkışmalarına neden olmaz mı?

Gençlerin cinsel konulara duydukları ilginin kaynağı, kendi bedenlerinde gözledikleri değişiklikler ve içinde bulundukları çevre ile arkadaşlarından edindikleri bölük pörçük bilgilerdir. Bu doğal duyguları bastırmaya kalkışmayın; tersine, yanlış bilgi edinmelerini önlemek ve meraklarını gidermek için çocukların bu ilgilerini olabildiğince açığa çıkarmaya çalışın. Dürüst ve açık olarak cinsel konulardan söz ederek ve onların duygularını, korkularını rahatça tartışabilecekleri ortamlar yaratarak, ilk cinsel deneyimlerinin, gerçekten hazır oldukları zamana kadar ertelenmesini sağlamış olacaksınız.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.