Site Rengi

DOLAR 5,9125
EURO 6,5206
ALTIN 283,8
BIST 93.981
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Sisli

Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu İle amaçlanan hedefler nelerdir ve bu amaçlar gerçekleştirilebilmiş midir?

08.05.2019
102
A+
A-

İkinci büyük savaşın sonunda, toplam nüfusun büyük bir bölüğünü barındıran tarım kesiminde, yeni düzenlemelere gidilmesi büyük bir zorunluluk halini almıştı. Tarımda kurulmak istenen yeni düzenden amaç, ülke ekonomisinin gelişmesini sağlamak ve giderek tarımsal nüfusun yaşama koşullarım iyileştirmektir. Kanunim gerekçesinde, arazi mülkiyeti yalnız bir hukuk sistemi değil, aynı zamanda bir iktisat düzenidir denilerek, arazinin iyi ve koyu bir şekilde kullanılabilmesi için, memleket içinde çiftçi ailelerinin çoğalmalarının gerekli olduğu belirtilmekte ve bu durumun gerçekleşmesinin ise arazi mülkiyet rejim inin şekline ve mahiyetine bağlı olduğu ileri sürülmektedir. Oysa gerekçe, Türkiye’de mevcut büyük işletme ve yarıcılık sisteminin, böyle etkili bir toprak düzenini önlediğini, saptamaktadır. 35 ilde yapılan ve sonuçlan yasa gerekçesinde belirtilen ankete göre, ortalama 15 bin dönüme sahip 418 ve yine ortalama 3000 dönüme sahip 5764 işletme bulunmaktadır. 4753 sayılı ve haziran 1945 yılında kabul edilen Çiftçiyi Topraklandırma Kanununun birinci maddesi, yasadan beklenen amaçlan şöyle sıralamaktadır: a) Toprağı olmayan veya yetmeyen çiftçileri ve de ayrıca tarımla uğraşmak isteyenleri yeterli toprak sahibi kılmak. b) Kendilerine toprak verilenlerle yeter toprağı bulunup, diğer üretim araçları eksik olanlara, kuruluş, onarma ve çevirme sermayesi ile canlı ve cansız demirbaş vermek. c) Yurt topraklarının sürekli olarak işlenmesini sağlamak. Kanun, 500 dönüme kadar olan toprağı küçük toprak, 500-5000 dönüm arasındaki toprağı orta toprak, 5000 dönümden fazla toprağı da büyük toprak ilan etmektedir. Kamulaştırılarak, toprak dağıtımına esas olacak kısım ise, geniş topraklı bölgelerde 5000 dönümden, dar topraklı bölgelerde ise iki bin dönümden fazla olan kısımdır.

1945 yılında yürürlüğe giren yasanın uygulanmasından beklenen sonuçların alındığını söyleyebilmek bir yana, gerekçede söz konusu edilen amaçlara yaklaşım bile yapılamamıştır. 1947-1962 döneminde ilgili yasa gereğince, 5167 köyde 360 bin aileye 18 milyon dönüm toprak dağıtılmıştır. Gereğince işletilmiş bile olsa özel mülklerin 5000 dönümden fazlasının kamulaştırılacağı öngörüldüğü halde, ancak 175 bin dönüm toprak kamulaştırılabilmiştir. Bu o kadar küçük bir sayıdır ki, dağıtılan toprakların ancak % 0.8’ini teşkil etmektedir. Demek ki, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ile köylüye verilen toprakların % 99’undan daha fazlası kamunun mülkü olan topraklardan dağıtılmıştır. Oysa aynı dönemde, tarıma açılan toprakların alanı 90 milyon dönüm olup, dağıtılan toprağın beş katma eşittir. Bunun anlamı şudur: geri kalan 70 milyon dönüm toprağı büyük toprak sahipleri ve yakınları yağmalamışlardır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.