Site Rengi

DOLAR 5,9125
EURO 6,5206
ALTIN 283,8
BIST 93.981
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Sisli

Çiçek Hastalığı Nedir, Nasıl Geçer: Belirtileri Nelerdir?

Çiçek Hastalığı Nedir, Nasıl Geçer: Belirtileri Nelerdir?
21.04.2019
141
A+
A-

Çiçek Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi

Kuluçka dönemi boyunca hastalık, burun ve boğazdan, lenf sistemine yayılır. Sonra hastalığın prodrom dönemi (ilk belirtilerden, döküntülerin görülmesine kadar geçen süre) başlar. Bu dönemde insanlar kendilerini gerçekten hasta hissederler. Ateş, kaslarda ve kollar ile bacaklarda ağrılar; ayrıca prodromal döküntüler görülür; ağır olgularda kanama halkası ile çevrili kabartılar vardır. Döküntüler gelişerek daha çok kabarır ve “vezikül” diye bilinen içi su dolu çiçek döküntüleri haline gelirler.

İki gün sonra çiçek vezikülleri bulanıklaşır (içleri irinle dolar) ve “püstül” adını alır. Yaklaşık dokuz gün içinde döküntüler sert bir kabuk bağlar. Bu kabuklu püstüller zamanla iyileşir, ama artlarında ciddi izler bırakırlar.

Tehlikeleri ve tedavisi

Hastalığın ağırlığını saptamanın pek çok yolu vardır. Variola majör’de (en ağır seyreden kanamalı tip) döküntülerin çevresindeki kanamalar yüzde 95’e varan ölüm tehlikesine işaret eder. Derin, üstleri düz döküntüler ise, yüzde 80 üzerinde ölüm anlamına gelir. Aşılanmamış insanlarda hastalığın en hafif biçimleri bile yüzde 30 ölüm oranına sahiptir. Hastalığın ciddiyeti, döküntünün yaygınlığı ile doğru orantılıdır. Aşılanmış insanlarda bile, variola majör görülebilir. Ancak aşılılarda ölüm oranı yüzde birdir.

Virüsün değişik bir türüyle olan variola minörde ise ölüm oranı yüzde birdir.

Çiçek hastalığının bütün türlerinde ve olguların hepsinde ölüm nedeni, hastalığın komplikasyonlarına değil, virüsün beden dokularını etkilemesine bağlıdır. Variola majörün döküntü çevresinde kanamalar yapan ağır biçiminde ölüm nedeni, döküntülerin başlamasından 48 saat sonra oluşan iç organ kanamalarıdır. Hastalar en çok püstül döneminde yaşamlarını yitirirler.

Hastalığı almış kişilere uygulanacak özel bir tedavi yoktur, ama püstüllerde bakterilerle yeniden enfeksiyon olmaması için antibiyotik verilir. Ayrıca hastalara iyi bakılması gerekir. Ağza, gözlere, kulaklara ve genel olarak deriye büyük özen gösterilmelidir.

Çiçek Hastalığı Nedenleri

Çiçek, bir zamanlar dünyanın en korkulan hastalıklarındandı. Salgınlar halinde görülür, çok sayıda ölüme yol açar, kurtulanların yüzlerinde de çirkin izler bırakırdı. Ama yoğun bir kampanyayla günümüzde, dünya yüzeyinden silinmesi sağlanmıştır.

Çiçek hastalığı bir zamanlar öldürücü virüs hastalıklarının en yaygını ve en tehlikelisiydi. Ama Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamasına göre, bu hastalık dünya yüzeyinden artık bütünüyle silinmiştir. Kuşkusuz bu, koruyucu hekimliğin bugüne kadarki başarılarının en kayda değer olanıdır.

Çiçek Hastalığı Nedenleri

Çiçek hastalığına neden olan virüsün iki türü vardır. Bunlardan biri variola minör öteki de variola majör yapar.

Birinin yaptığı hastalık ötekisine göre daha hafif seyreder, ama hafif seyreden hastalık bile son derece ağır ve çoğu kez öldürücüdür.

Virüsün bu kadar tehlikeli olmasının nedenlerinden biri, insan bedeni dışında da kolayca yaşayabilmesidir. -70°C’a kadar varlığını korur ve 55°C’ kadar değişmeden kaldığı için derideki kabukların altında, aylarca yaşar.

Birçok virüs enfeksiyonu gibi insandan insana havadaki damlacıklar yoluyla geçer. Ağız içindeki enfekte odaklardan tükürüğe karışan virüs, solunumla dışarı atılır ve başka bir insanın aynı havayı solumasıyla ona da bulaşır. Avrupa’daki salgınlarda, her hastanın kendisiyle yakın ilişkide olan beş kişiye daha hastalığını bulaştırdığı ortaya konmuştur. Hastalığın kuluçka döneminin 12 gün olması nedeniyle, 15 günde bir yeni bir salgın dalgası baş gösterir.

Çiçek Hastalığı Hakkında Ansiklopedik Bilgi

Önceleri Türkler ve bazı Doğu toplumları çiçek aşısı uyguluyorlardı. XVIII. yüzyılda ise ünlü bir İngiliz hekimi olan Edward Jenner, çiçek hastalığı geçiren ineklere yakın yaşayan insanların çiçek hastalığına karşı bağışıklıkları olduğunu buldu. Başarılı bir aşı geliştirdi, ama yönteminin tıbbi kurumlarca anlaşılıp onaylanması yarım yüzyıl aldı.

İnek çiçeğinin etkeni, çiçek virüsüne çok benzeyen bir virüstür. Beden bu hafif hastalığa karşı antikorlar yaptığında, antikorlar çiçek virüsüne karşı da etkili olmaktadır.

Yine de aşılama, hastalığın yok edilmesini sağlayan tek yöntem değildir. Aşılı insanlar da çiçeğe yakalanıyor, üstelik hastalığı hafif geçirdikleri için farkına varmadan başka insanlara virüsü yayıyorlardı.

1960’lı yılların ortalarında yaklaşık 50 ülkede çiçek hastalığı görülmekteydi ve artan havayolu taşımacılığı ile hiçbir ülke hastalıktan tümüyle uzak sayılamıyordu. 1970’li yılların başında ülke sayısı 20’ye düştü ve Doğu Afrika’daki son büyük hastalık salgınının da 1977’de önüne geçildi.

Kampanyanın başarısı büyük ölçüde olguların hızla tanınıp karantinaya alınmasına bağlıydı. Bu örgütlenme gelişmiş ülkelerde çok kolay oldu, ama Afrika’nın doğusu gibi eğitim görmüş hekim sayısının pek az olduğu yerlerde büyük güçlüklerle karşılaşıldı. Yine de Dünya Sağlık Örgütü’nün hastalığı hızla tanıyıp hastaları karantinaya alacak kadar eğitim vermeyi başarmasıyla, bütün ülkeler çiçek hastalığından kurtuldu.

Afrika’ya giderken çiçek aşısı yaptırmak hala zorunlu mudur?

Çiçek aşısı belgesi isteyen bazı ülkeler hâlâ varsa da, onlar da bu kuralı kaldırmak üzereler. Kişisel güvenlik açısından aşı olmaya ise hiç gerek yoktur. Hastalık dünyanın her köşesinde ortadan silinmiştir.

Aşılandıktan sonra da çiçek hastalığına yakalanılır mı?

Evet. Üstelik hastalığın ağır seyretmesi de olasıdır. Ama aşılandıktan sonra hastalananlar arasında ölüm oranı çok düşüktür. Karantina hastanelerinde çalışan doktor ve hemşireler mutlaka aşılanmış, ama yine de zaman zaman hastalığın bağışık kişilerde görülen bir biçimi olan hafif bir akciğer iltihabı geçirmişlerdir.

Gebe kadınlara çiçek aşısı yapılmadığı doğru mudur?

Evet. Çiçek hastalığına karşı bağışıklık sağlayan çiçek virüsü plasentadan (son) geçip bebeği etkiler ve düşüğe neden olur. Gebelik sırasında çiçek hastalığı da çok ağır seyreder. Bebek kesinlikle etkilenir ve düşer.

Çocukken bana çiçek aşısı olamayacağım söylenmişti. Nedenini açıklayabilir misiniz?

İlk akla gelen neden o sıralarda egzama geçiriyor olmanızdır. Normalde aşı yerinde tek bir döküntü olur, arria egzaması olanlarda, özellikle de çocuklarda tepki yaygınlaşır ve bu durum bazen tehlikeli sonuçlar yaratabilir. Bu yüzden egzamalı çocuklara çiçek aşısı yapılmazdı.

Çiçek hastalığı geçirenlerde kalıcı bir hasar olur mu?

Suçiçeği hastalığında olduğu gibi, döküntülerden geriye derin izler kalır. Üstelik döküntüler yüzde daha çoktur. Bazı olgularda gözler de etkilenir ve saydam tabakanın (kornea) hasar görmesi körlükle sonuçlanır.

Hasta biriyle aynı otobüste ya da uçakta yolculuk etmekle bile çiçek hastalığına yakalanabileceğimiz doğru mudur?

Çiçek, en bulaşıcı hastalıklardan biridir. Ama benzer hastalıklar gibi, virüs daha çok aile bireyleri arasında yayılır. İngiltere’de rastlanan son olgu bir laboratuvar kazası sonucu olmuştur. Araştırma amacıyla laboratuvarda saklanan virüs, havalandırma sistemine karışarak bir kat üstte çalışan bir işçide enfeksiyona, ardından ölüme neden olmuş ve bu olay, hastalığın yalnız yakın kişisel ilişkiyle bulaşmadığını büyük bir açıklıkla ortaya koymuştur.

Çiçek hastalığına yakalanan herkes ölür mü?

Çiçek virüsünün iki değişik türü vardır. Bunlardan biri “variola majör” (çiçek hastalığının ağır türü) adı verilen hastalığı yapar ve aşılanmamış nüfusta yüzde 40’a varan ölüm oranı gösterir. Öteki tür ise daha hafif seyreden ve daha az ölüme neden olan benzer bir hastalık (variola minör) yapar.

Hayvanlardan insana çiçek hastalığı bulaşır mı?

Hayır. Hastalığın ortadan kaldırılması için gösterilen çabaların başarılı olmasını sağlayan özelliklerden biri de budur. Ama hayvanların taşıdığı başka önemli hastalıklar vardır. Sözgelimi veba hastalığını fareler, sıtmayı anofel türü sivrisinekler taşır. Bu hastalıkların dünya yüzeyinden silinmesinde büyük zorluklarla karşılaşılmasının nedeni de budur.

Çiçek hastalığının yok edilmesindeki başarı, yalnızca aşılamaya mı dayanıyor?

Bu konuda elde edilen başarı, aşılama kadar, hastalığın erken dönemde tanınıp hastaların karantinaya alınmasına da bağlıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.