Site Rengi

DOLAR 5,7276
EURO 6,3372
ALTIN 268,7
BIST 106.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Canlı Varlıkların Karakteristik Ayrılıklarının Araştırılması

29.04.2019
88
A+
A-

Aramızdan hiç kimse bir mantarla bir fili veya bir solucanla bir bitkiyi karıştırmaz. Ancak aralarında bazı ortak özelliklerin, bir tür benzerliğin var olduğunu da kabul etmek gereklidir. Mesela bir mantarla bir filin; çakıl taşı veya kömür parçasına kıyasla bize daha yakın, başka bir deyimle daha akraba olduğunu düşünmeden söyleyebiliriz.

Bu varlıkların çok farklı görünüşte olmalarına rağmen, akraba olmalarını sağlayan ortak bir özellikleri vardır: «Canlılık».

Mantar, fil, bitki, solucan bütün bunlar biz insanlar gibi canlı varlıklardır. Bir kömür parçası, bir çakıl taşı, bir kitap için aynı ifadeyi kullanamayız. Çünkü bunlar canlı olmayıp, hareket ve yaşantıdan yoksundurlar.

Acaba «Canlılık» nedir?

Bu çeşit bir soruya cevap vermek güçtür. Bilim şaşırtıcı ve insanları hayretler içinde bırakan bu konuyu tam anlamıyla cevaplandıracak seviyeye daha ulaşmamıştır.

Canlı varlıklar hareket ederler. Bu özelliği hayvanlarda izleyelim: Fil yürür, kuş uçar, solucan sürünür ve balık yüzer. Bir bitkinin ise ilk bakışta hareket etmediği kanısına varılır. Bunun nedeni onun toprağa bağlı oluşudur. Buna rağmen sınırlı da olsa bitkilerin de hareketi vardır: Yaprakların dikilişi ve bükülüşü, taçyapraklarının açılışı, köklerin yavaşça toprağa girerek derinlere dalmaları gibi…

Bazı bitkilerin hareket yetenekleri şaşırtıcıdır. Buna kendi imkanlarıyla buldukları duvar veya benzeri yerlere tırmanıp uzanan sarmaşık veya asma dallarını örnek olarak gösterebiliriz. Tedbirsiz böceklerin üzerine konmasıyla çok büyük bir hızla yapışkan yapraklarını kapatan Sinekkapan da güzel bir hareket örneği verir.

Bir çakıl taşı hareket edebilir mi? Evet… Ama bir şarta bağlı olarak; yani ancak bir dış etken sayesinde hareket edebilir, örnek olarak elde tutulan bir taşın yere bırakılmasını verebiliriz.

Verilmiş olan örneklerden de anlaşılacağı gibi bu tür hareketler canlıların hareketlerinden tamamen ayrı şekillerdedir. Zira canlılar bir amaca erişmek için kendi olanaklarından yararlanarak hareket ederler.

Canlıların diğer bir özelliği beslenmeye olan ihtiyaçlarıdır.

Her canlı varlık dıştan aldığı hayatî maddeleri bünyesinde bazı değişikliklere uğrattıktan sonra bunları canlı maddeler veya enerji haline dönüştürür. Bir motorun da çalışması için yakıta olan ihtiyacı ouna benzer. Ne var ki çalışan motor kendi başına yakıtını temin edemez. Oyca hayvanlar ve bitkiler canlı olmaları nedeniyle ihtiyaçlarını kendi kendilerine sağlarlar.

Canlı varlıkları tanımlayan özellik yalnız hareket etmek ve besini enerjiye çevirmek değildir, üreme olanağı da sadece canlı varlıklara özgü üstün bir niteliktir.

Bir sardunya çiçeği daima diğer bir soydaşından, türdeşinden meydana gelirken bir mantar başka bir mantardan, bir fil bir diğerinden ve bir mikrop başka bir mikroptan oluşur.

Bu tür çoğalma yalnız canlı varlıklara özgü bir özelliktir. Bu gerçek, günümüzde herkesçe kabul edilmiştir.

Bir çakıl taşının üremesi mümkün müdür? Eğer küçük parçalara ayıracak olursak, bu bütünün dağılması sonucu elde edilmiş bir çoğalmadır ki, buna üreme demek de hiç şüphesiz imkansızdır.

Bu konudaki kısa araştırmamızı tamamlayabilmek için canlı varlıkların ortaklaşa diğer bir özelliğine de değinmemiz gerekir. Canlı varlıklar ölümsüz değildirler ve yaşantı çizelgesini tamamladıktan; yani doğup, büyüyüp, çoğaldıktan ve yıprandıktan sonra ölürler.

Bir taşın veya bir kömür parçasının ölümsüzlüğü büyük bir değer olan canlılıktan yoksun olmalarından ileri gelir.

Şimdi birlikte bir özetleme yapalım:

1)           Bir canlı varlık daima kendinden önce var olan diğer bir soydaşından meydana gelir.

2)           İçinde bulunduğu ortamla devamlı ilişki halinde olup, hareket etme ve bazı etkenler (uyartılar) karşısında tepki gösterme yeteneği vardır.

3)           Dışarıdan aldığı bazı hayatî maddeleri kimyasal değişikliğe uğratarak kendi yapısını inşa etme olanağına sahiptir.

4)           Kendi yaşama süresini doldurduktan sonra ölür.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.