Site Rengi

DOLAR 5,6989
EURO 6,3184
ALTIN 269,8
BIST 106.785
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Batılılaşma ile Osmanlıların sömürgeleşmesi arasında nasıl bir ilişki vardır?

08.05.2019
83
A+
A-

Türk toplumunda Tanzimatla başlayan yenilik hareketlerini, Osmanlı egemen güçleriyle yabancı unsurlar birlikte yürütmüşlerdi. Toplumun bu çabalarla kurtulabileceğine gerçekten inanan iyi niyetli kimseler yok değildi. Yönetici kadronun belli bir kesimi ile birkaç iyi niyetli aydın, batı kurumları topluma aktarılınca geriliğin üstesinden gelinebileceğine ve böylece çökmekte olan imparatorluğun kurtarılabileceğine inanmışlardı. Batılılaşmanın asıl itici gücünü, Osmanlı egemen güçleriyle, batı kapitalizminin kendisi oluşturmaktaydı. Toplumda artıküründen aldığı paylarla, önemli servetler biriktiren bürokrasi, bu aktarmalarla mallarını ve canlarını güvence altına almak istiyorlardı. Temel üretim aracı toprağın yeni sahipleri, eşraf, ayan ve derebeyler, fiili olarak el koydukları toprağın hukuki mülkiyetini de ister olmuşlardı. Makinalı sınai üretime geçerek, kapitalist ilişkilerin iyice geliştiği batı dünyasının da, Osmanlı devletinden istekleri olacaktı. Çünkü kapitalist üretim, bir yandan sınai ürünlerini satabilecek ve diğer yandan da sınai üretim için ucuz hammadde temin edecek dış pazarlara gereksinim duymaktaydı. Bu istekler, kısaca, gümrük duvarlarının kaldırılması, ticaret ve mülkiyet haklarının yabancı uyruklulara da tanınması ve yabancıların can ve mala ilişkin haklarının güvence altına alınması diye özetlenebilir. Görülmektedir ki, Osmanlı toplumunda artık-ürünü ele geçiren kesimle, batının istekleri bu dönemde birbirine uygun düşmekteydi. Durum bu olunca, hiç çekinilmeden tam liberal bir uygulamaya geçildi ve batı kurumlarını topluma aktarmalar reform diye halka sunuldu. Toplumdaki egemen güçlerle, batının çıkarları bir uyuşum gösterince, batı kapitalizminin Türkiye emelleri gerçekleşmiş oldu. Bu, Osmanlıların yan sömürge olmaları demekti. Bu anlamda, batılılaşma ile Osmanlıların sömürge olmaları birbirine özdeştir. Batıya benzemek için batı kurumlarını aktarmak, halka rağmen halk için yapılmıştı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.