Site Rengi

DOLAR 5,9098
EURO 6,5187
ALTIN 283,8
BIST 93.981
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Antibiyotik Nedir: Kullanımı, Yararları ve Zararları Nelerdir?

Antibiyotik Nedir: Kullanımı, Yararları ve Zararları Nelerdir?
23.04.2019
148
A+
A-

Antibiyotik kullanmak günümüzde öyle sıradan bir olay haline gelmiştir ki, çoğu insan bu ilaçların modern tıbbın en dramatik ilerlemelerinden birini sağladığını ve sayılamayacak kadar çok yaşam kurtardığını unutmuştur.

İlk antibiyotik olan penisilin, 1940’larda piyasaya sürülmüş ve o günden bu yana da yeni tiplerin yapımı aralıksız olarak sürmüştür. Çeşitli antibiyotikler çok sayıda tehlikeli hastalıkta ölüm oranlarını belirgin bir biçimde azaltmıştır.

Yaşam kurtarıcılar

Antibiyotikler sayesinde zatürree artık öldürücü bir hastalık olmaktan çıkmıştır. Frengi ve belsoğukluğu gibi zührevi hastalıklar da erken tanıyla tedavi edilebilmektedir. Tifoya yakalananlarda artık ölüm korkusu olmamakta; yıpratıcı bir göğüs enfeksiyonu olan bronşite yakalananlara da yardım edilebilmektedir. Beyni ve omuriliği saran zarların iltihabı olan menenjitte ölüm oranında düşüş sağlanmıştır.

Antibiyotikler ciddi biçimde yaralanmış ya da ameliyat geçirmiş hastalardaki enfeksiyonlara karşı da kullanılmaktadır. Ayrıca bazı boğaz enfeksiyonları sistit, apse, çıban ve dolama gibi birçok sorunun da üstesinden gelmektedir.

Antibiyotikler ne yapabilirler?

Doktorların ve bilim adamlarının mikroorganizma dedikleri canlılarla, yani mikroplarla her an karşı karşıyayız. Yiyeceklerde, soluduğumuz havada, bitkilerde, toprakta ve bedenimizde bulunan bu mikroplardan bazıları insan için zararsız, hatta yararlıdır. Ancak bir bölümü hastalıklara yol açar.

Hastalık yapan mikroplar gruplara ayrılırlar. En sık karşılaşılan üç grup bakteriler, virüsler ve birhücrelilerdir. Hepsi bedene farklı yollardan girerek, farklı hastalıklara yol açarlar. Bakterilerin neden olduğu hastalıkların arasında zatürree ve verem sayılabilir. Nezle, grip, çiçek ve suçiçeği virüs hastalıklarıdır. Bazı vajina akıntıları ve amipli dizanteri ise bir hücrelilerin yol açtıkları hastalıklar arasındadır.

Antibiyotikler bakteri öldüren ilaçlardır. Virüs ve birhücreli enfeksiyonlarında etkisizdirler.

Antibiyotikler Nasıl Etkili Olur

Antibiyotiklerin, mikroorganizmaları doğrudan etkileyerek onları parçaladığı, bedende büyümelerini ve çoğalmalarını önlediği söylenebilir.

Antibiyotik etkisinin en dikkate değer yanı, “seçici” olmasıdır. Bu, her antibiyotiğin yalnızca belli bir tür bakteriyi etkilediği, yani yok edilmek istenenlere yönelip, bedendeki öteki bakterilere etki etmediği anlamına gelir.

Bunun nasıl gerçekleştiğini anlamak, oldukça ileri kimya bilgisi gerektirir. Ancak dayandığı temel kuram oldukça basittir: Bazı mikroorganizmalar doğal olarak ötekilere saldırıp onları yok ederler.

Bu gerçek, bir rastlantı sonucu fark edilmiştir. Ünlü bakteriyolog Alexander Fleming, bazı bakterilerin küflü ekmekte bol bulunan pénicillium mantarına yakın bırakıldıklarında büyüyemediklerini görmüş (bu gerçeği başkaları da fark etmişler, ama bulgularından yararlanamamışlardır) ve penisilini bu gözlem sonucu bulmuştur.

Daha sonra pénicillium mantarının en etkili bölümü ayrılıp, güçlü bir antibiyotik elde edilmiştir. Bu bilgiler, araştırmacıların bir adım daha atmasını, yani yapay antibiyotik yapmalarını sağlamıdır. Günümüzde de çoğu antibiyotik yapay olarak elde edilmektedir.

Antibiyotiklerin doğada var olduğunun anlaşılması, yenilerinin çok şaşırtıcı yerlerde bulunmasına olanak sağlamıştır. Sözgelimi bunlardan biri gübre içindeki maddelerden elde edilmiştir. Ancak penisilin grubu antibiyotikler, günümüze kadar en yaygın kullanılan çeşit olarak kalmıştır.

Direnç kazanma

Bakteriler antibiyotiklerle karşılaştığında, bazıları ilacın etkisinden kurtulur ve şaşırtıcı bir biçimde bu “saldırıya” nasıl direneceklerini “öğrenirler”.

Bir antibiyotik ne kadar çok kullanılırsa, canlı kalmayı “öğrenen” (başka bir deyişle “direnç” kazanan) bakteri sayısı o kadar artar. Bu yüzden, kuramsal olarak antibiyotiklerin, olabildiğince az kullanılması gerekir. Eğer bir bakteri belli bir antibiyotiğe karşı direnç kazanırsa”, başka bir antibiyotik kullanılmalıdır. Çeşitli sentetik antibiyotiklerin geliştirilmesi buna olarak, sağlamıştır. Araştırmacıların sürekli yeni ilaçlar yapmalarının önemli bir nedeni de budur.

Antibiyotik Yan Etkileri

Bazı insanların penisiline alerjisi vardır. İlacı aldıklarında döküntüleri olur. Böyle bir şey söz konusu olduğunda durum doktora bildirilmelidir.

Bazı antibiyotikler ise sindirim bozukluğu, ishal, sağırlık ve denge kaybı gibi yan etkilere yol açmaktadır. Çoğu hastada yan etkiler, tedavi sırasında katlanılması gereken basit bir rahatsızlıktan öteye geçmez. Yine de, ciddi yan etkiler görüldüğünde gecikmeden doktora başvurmak gerekir.

Antibiyotikler gerçekten “mucize” ilaçlardır, ancak dikkatle kullanılmaları gerekir. Enfeksiyona hangi bakteri neden olmuşsa, o bakteriye uygun antibiyotik vermeli ve belirlenen doz ile süreye uyulmalıdır.

Sözgelimi bademcik iltihabı ya da bronşit her seferinde farklı bakteriler sonucu olabileceğinden her yanlış bir antibiyotiğin yan etkileri bazen çok tatsız, hatta tehlikeli olabilir. Yeni bir doktor tarafından tedavi ediliyorsanız, size dokunan antibiyotikleri ve başka ilaçları mutlaka söyleyin. Hiçbir zaman daha önceki bir hastalıkta verilmiş antibiyotikleri kullanmayın. Arkadaş önerisine göre de ilaç almayın. Her zaman size verilen antibiyotik kürünü tamamlayın. Gerekli sürede yeterli dozu almazsanız bakterilerin bağışıklık kazanmayı “öğrenmeleri” kolaylaşır ve enfeksiyon ağırlaşır. Unutmayın ki bakteriler direnç kazandıkça kullanabileceğiniz antibiyotik sayısı da azalacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.