Site Rengi

DOLAR 5,9125
EURO 6,5206
ALTIN 283,8
BIST 93.981
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Sisli

1950-1960 yılları arasında, kapitalist İlişkilerde hızlı bir gelişme olduğu söylenebilir mi?

08.05.2019
94
A+
A-

Cumhuriyetin ilk yıllarından 1948’lere kadarki yirmi beş yıllık sürede, Türkiye’nin ekonomik yapısına damgasını vuran tarım kesimi olmuştur. 1932’lere kadar geçen dönemde, kadastro çalışmaları, Medeni Kanunun yürürlüğe girmesi ve ayni verginin kaldırılmasıyla toprağın metalaşması sağlanmış, 1924 yılında kurulan İş Bankası ve 1927’de çıkarılan Sanayii Teşvik Kanunu ile tarım dışında kapitalistleşme sürecinin hızlandırılması sağlanmak istenmiştir. Bütün bu çabalara rağmen, gerek üretim ve gerekse kapitalist ilişkilerin gelişmesi açısından uzunca bir yol alındığını söylemek pek mümkün gözükmüyor.

Üretim ve ulusal gelirde sürekli bir yükseliş ve giderek kapitalist ilişkilerin hızlı gelişimi 1950’lerde başlamıştır. 1950 yılından itibaren ve özellikle ilk dört yılda tarım kesiminde meydana gelen üretim artışı, dış borçlanma kaynaklarının genişlemesi, Kore savaşının yarattığı yüksek dünya konjonktürü gibi nedenlerle ekonomide hızlı bir gelişme ve giderek önemli sayılabilecek bir ölçüde sanayileşme başlamıştır. Tarımsal üretimdeki bu artış başka şeylerle birlikte, yeni toprakların işletmeye açılması, tarımda ileri girdilerin kullanılmaya başlaması ve de doğal koşulların tarımsal üretime elverişli gitmesiyle ilgilidir.

1948 yılında 13.9 milyon hektar olan tarım topraklarının genişliği, 9 milyona yakın bir artışla, 1956 yılında 22.5 milyon hektara ulaşmıştır. 1948-1960 arası ekilen topraklarda meydana gelen 10 milyonluk artışın, onda biri kadarı hükümetin dağıtımıyla, geri kalan bölümü ise hazineden ve köy orta malından yapılan «özelleştirmelerle» ilgilidir. Bu gelişmelere bağlı olarak, tarımın ulusal gelire katması 1950’den 1960’a % 54.8 oranında artmıştır. Aynı dönemdeki tarımsal mallar üretimindeki artış daha da yüksektir. 1950’de 7.8 milyon ton olan tahıl üretimi, on yılda iki katma yakın bir artışla, 1960 yılında 15.2 milyon tona ulaşmıştır. Kapitalizmin gelişmesi gereği sınai bitkilerdeki artış, tahıl üretimine oranla daha da hızlı olmuştur. Türkiye tarihinde on yıllık hiç bir dönem yoktur ki, tarımda böylesine hızlı bir gelişmeye tanık olunmuş olsun.

Tarım kesiminde meydana gelen gelişmeler, diğer kesimleri de etkilemiş, sanayi ve hizmet sektörlerinde de önemli gelişmeler olmuştur. Bu değişme ve gelişmelere bağlı olarak nüfusun niteliği de değişmiş, kırsal nüfusun payı görece olarak azalırken, kentli nüfusun payı artmaya başlamıştır. Pazar için üretim yaygınlaşmış ve köylülerin pazarla olan ilişkileri büyük düzeylere ulaşmıştır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.